Çewlîk: Düşmanı ‘Jîn, Jîyan, Azadî’nin gücüyle bitireceğiz

HABER MERKEZİ

YJA Star Merkez Karargah Komutanı Zozan Çewlîk, “Düşmanı ‘JIN JIYAN AZADÎ’nin gücüyle bitireceğiz. Bu anlamda YJA Star, kadınlar açısından 21. Yüzyılın en büyük şansıdır” ifadelerinde bulundu.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle ANF’nin sorularını yanıtlayan YJA Star Merkez Karargah Komutanı Zozan Çewlîk, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Dünyayı kadınlar kurtaracak” ifadelerini hatırlatarak “Kadınlar olarak ülkemizi, bölgemizi, dünyayı kurtaracak bir noktadayız. Bu anlamda misyonumuzun farkındalığı ve ciddiyetiyle sorumluluklarımızı üstlenmeli, gerillada, annelerin zılgıtlarında ve baş eğmeyen tanrıça duruşunun öncülüğünde, sokakta, okulda, evde, her alanda direnişe geçmeli, gereğini yerine getirmeliyiz” dedi.

Hiçbir gücün kararlı kadın duruşunu aşamayacağını belirten Zozan Çewlîk, tüm kadınların öncüleşmesi, enerjisini mücadeleye kanalize etmesi, her cepheden erkekle hesaplaşması ve özgür toplumla buluşması gerektiğini ifade etti.

“Siyasal, toplumsal, askeri alanlarda bütünleşmiş bir mücadele duruşu dönemin ihtiyacı, kazanmanın koşuludur. Katil erkek-devlet ikilisi hak ettiği sonuçla yüzleşmeli ve özgürlükle donanmış bir yaşamın öznesi, öncüsü kadınlar insanlığa özgür bir yaşamı sunacak zaferin sahibi olmalıdır” diyen Zozan Çewlîk, tüm kadınların 8 Mart’ını kutladı.

YJA Star Merkez Karargah Komutanı Zozan Çewlîk’in ANF ile yaptığı röportajın bir bölümü şöyle:

YJA Star en radikal cins mücadelesinin yürütücüsüdür

Egemen erkek sistemine karşı öz savunma temelinde örgütlenen YJA Star öncülüğünde yürütülen gerilla mücadelesi hangi aşamaya geldi?

Büyük bir örgütlenme ve mücadele geleceğine, tecrübesine sahip olan YJA Star, tarihsel sorumluluğunun bilinciyle hareket eden radikal bir kadın özgürlük ordusudur. Bu anlamda ideolojik, siyasal, askeri bir güçtür. Siyaset tarzı silahlı mücadeleye dayandığından radikaldir. Rêber Apo’nun kadınların kurtuluşu için kendi özgün örgütlülüğü ve ordusunun gerekliliği tespiti ve pratik öncülüğünden hareketle temellenmiş, büyük tecrübe ve birikime kavuşmuş YJA Star kadın savunma ordumuz, 3. Dünya Savaşı içerisinde tüm tarihsel birikimini, kendi deneyimlerinin oluşturduğu kazanımları Demokratik Modernite gerillacılığı temelinde profesyonel bir yetkinliği kazanmış durumdadır. Devletlerin istihbarat ve tekniğine dayalı, yoğun saldırılarla kısa sürede çökertme konseptine karşı öncelikle ideolojik amaçta netliğe dayanan, istihbarat ve tekniğin takibini en aza indirgeyen, gerillacılığın yeni dönemin şartlarına uyarlayan, daha hafifletilmiş ama bir kadar yetkinliği arttırılmış birimlere dayalı hareket eden, vuruş gücünü arttıran bir gelişim düzeyi söz konusudur. Bu anlamda devlet orduları şahsında erkek sistemini hedefleyen YJA Star güçlerimiz, günümüzün en radikal cins mücadelesinin öncüleri, yürütücüleridir. Bu nedenle gerillacılığa daha geniş bir perspektiften bakmakta, gerillacılığı günümüz düşman saldırılarını aşabilecek yetkinliği yakalamasını dünya devrimci güçlerinin savaş doktrinini ve mücadele yöntemini netleştirme, geliştirme sorumluluğuyla uygulamaktadır. Bu çok önemlidir. Çünkü teknik takip, saldırı araçlarındaki güç dengesizliği ve çok yönlü hedefleştirilmesi temelde gerillacılığı bitirme, özgürlük cephesinin mücadele alan ve araçlarını kurutma amacını içerdiğinden, mevcut durumda uygulanan profesyonel gerillacılık düşmanın bu geniş çaplı amacını boşa çıkarmakta, tüm kadınlar ve insanlık adına mücadele edebilme imkanını yaratmaktadır.

Pratik sahadan da anlaşılacağı üzere YJA Star komuta ve birliklerimizin katılımı, savaşı sevk idare edecek, etkin bir vuruş gücü haline gelecek ve mekan neresi olursa olsun düşmanı her açıdan darbeleyecek yetkinliğe ulaştı. Profesyonel timler, silaha ve tekniğe hakimiyet, yaratıcılık, zor koşulların üstesinden gelme, her arkadaş şahsında bir ordu gücü oluşturmanın eğitimi, çabası ciddi sonuçlar, başarılar ortaya koymaktadır. Düşman soykırım siyasetini en fazla gerilla güçlerini yok etmeye yönelttiğinden Kurdistan dağlarında yoğun bir savaş yaşanmakta. Mevcut durumuyla düşmanın NATO cephaneliğine dayanan saldırılarında birinci ve ikinci dünya savaşlarını aşacak kadar bombalamalar yapılmıştır. Bu gerçeklik karşısında direnen gerilla güçlerimiz sadece düşmanı sınırlandırmayla sınırlı kalmamakta, büyük darbeler vurmaktadır. Gerilla savaşımızın amacı erkek devlet düzenini yenilgiye uğratarak Rêber Apo’nun fiziksel özgürlüğü somutunda tüm kadınlara, halkımıza, halklara özgür bir yaşam inşa etme anlayışına dayandığından ve bunun tam da zamanı olduğundan hücrelerimize kadar mücadelecilik ilkesi etkin bir vuruş kabiliyetini ortaya çıkarmaktadır. Rêber Apo tarafından tüm gerilla mücadele tarihimiz Devrimci Halk Savaşı olarak tanımlanırken, özelde 2010’larla birlikte bu perspektif daha fazla stratejik somutluk kazanmıştır.

Bir mücadele stratejisi, savaş doktrini olarak Rêber Apo tarafından tanımlanan Devrimci Halk Savaşı, mücadeleyi sadece gerillayla sınırlı tutmayan, özü her kesimin bulunduğu yerde mücadele anlayışıyla ve birbirini tamamlamakla hareket edeceği, böylelikle düşmanın ordularını, tekniğini, istihbaratını, özel savaşını, ekonomik baskılamalarını hedefleyen, gerileten bir mücadele anlayışına dayalıdır. Gerilla açısından da daha esnek, her mekana, her duruma uyarlanabilen, gerekirse tek bir bireyin, gerekirse tim ya da onu aşan gerilla birliklerinin profesyonel eğitimi ve yetkinliğiyle savaşı geliştirebileceği bir nitelik söz konusudur. Elbette hala her açıdan yeterli olduğumuzu belirtmiyoruz. Ki kesin başarının ölçüsü, Rêber Apo’nun özgürlüğü, kadın devriminin gerçekleştirilmesidir ama ciddi bir düzey de söz konusudur. Komuta gelişiminde kendine her düzeyde yeter bir yetkinlik gelişmiştir. Düşman bilinci, savaşa hakimiyet, amaca bağlılık, eylemsel kabiliyet düşmana yöneldiğinde büyük bir zafer gücü haline gelmektedir.

YJA Star özgür kadın toplumunun prototipidir

Tabii gerilla ordumuz aynı zamanda özgür toplumun prototipidir. Bu anlamda YJA Star gerilla ordumuz özgür kadın toplumunun ön biçimi olarak belli bir misyon ve nitelik sahibidir. Öncülüğü esasta buna dayanmaktadır. Bu sorumlulukla hareket eden güçlerimiz Sara ve Rûken arkadaşlar şahsında hiçbir engel tanımadan her hedefe öz güvenle yönelebilecek niteliği, Leyla Sorxwîn, Axîn Mûş arkadaşlar şahsında Bakur’da düşmanın amansız saldırıları karşısında yıllarca savaşı komuta edecek yetkinliği, Doğa Viyan, Rojda Kotol ve onlarca yoldaş şahsında faşizmin amansız saldırıları karşısında en zirvede dirençli ve saldırı ruhuyla dolu militanlığı destansı bir şekilde ortaya koymaktadır. Tanrıça erdemli arkadaşlarımız, o değerli annelerin en güzel kızları, bu uğurda onuru zirveye ulaştırarak canlarını feda etmektedir. Taktik yetkinliğiyle düşmanın savunma sistemini kırmakta ve yurtseverliğin, bu nedenle evrenselliğin ilkesel örgütlülüğü haline gelmektedir.

Gerilla mücadelemiz, kadın özgürlük devriminin öncü savunma gücüdür. Bu nedenle kadına yönelik geliştirilen her türden saldırının cevabı niteliğindedir. Kendisini kadınların öz savunma örgütlülüğü ve geniş yelpazede öz savunma mekanizmalarının öncü parçası olarak tanımlamakta, bu misyonu en layıkıyla yerine getirmenin fedai tutumu ve fedakarlığından kaçınmamaktadır. Elbette gerilla mücadelesinin erkek-devlet vahşetinden dolayı zorlukları vardır ama önemli olan, bu zorlukları aşacak iradenin örgütlü ve kararlı hale gelmesi, onu aşacak bir mücadele gücünü kazanması ve hiçbir biçimde geri adım atmadan düşmanın her türlü kirli amacını yerle bir edecek bir nitelikte kendisini donatmasıdır. Bu anlamda YJA Star gerillacılığı, Rêber Apo’nun kadının özgürlüğüyle toplumun özgürlüğünü gerçekleştirme doğrusunun örgütlü mücadele gücü olarak her alanda ve her cephede bu doğruyu başarıya ulaştıracak güçte, dimdik ayakta ve yürümeye devam etmektedir. Her kadının bu gerçeklik karşısında sorumluluğu, buna katılmak ya da bulunduğu alanda kendisini kararlı bir mücadele gücü haline getirmek ve gerillacılığı öz savunmanın gerektiği her alanda uygulama cesareti ve duruşunu kazanmasıdır. Kadın bir kez daha şahsında toplumun düşürülmesi ve köleleştirilmesine imkan tanımayacak ve geleceğini inşa etme bilinciyle hareket edecek ve YJA Star bu anlamda tüm kadınların dağ gibi sarsılmaz iradesini temsil edecek ve tüm kadınların 3. Dünya Savaşı içerisinde temsili ve zafer gücü olacaktır.

YJA Star amaç netliğinin örgütlülüğüdür

YJA Star hangi argüman, bilinç, ruh ve donanım ile savaşa katılıp işgalcilere cevap veriyor?

En büyük donanımımız ideolojik kimliğimizdir. Yani YJA Star bir çizgiyi temsil ediyor, ona inanıyor, onun örgütlü mücadele gücü olarak hareket ediyor. Demokratik Uygarlık paradigması ve onun temel bir bileşeni olarak Kadın Özgürlük İdeolojisi bilinci, tabii ki örgütlülüğümüzün amacı ve ruhudur. Bu temelde her koşulda amaca bağlılık, ne istediğini ne istemediğini bilmek mücadele edebilmenin zorunluluğudur. Kaynağı Önderliktir, bu anlamda her açıdan Rêber Apo’nun öncülüğü tartışmasız hem ideolojik hem örgütsel hem mücadele gücü açısından temel kaynaktır. Yerine başkası konumlandırılmaz, çünkü niteliği tarihseldir. Bu bilinç oluşunca YJA Star, cins kimliği ve bilinciyle toplumsal var oluşu tanımladığından bir kadın savunma örgütü olarak kadın devrimine ve toplumsal özgürlüğe odaklıdır. Bu nedenle hem amacı, hem yapması gerekenler, hem bunları gerçekleştirmesi önündeki engeller nettir. Mücadele gücünü geriletecek temel şey, amaçta muğlaklıktır. YJA Star bu noktada amaç netliğinin örgütlülüğüdür. Kadın bilinci ve ruhu, Önderlik merkezli kendisini donattığından özgürlük tutkusu güçlüdür. Bu tutku, mücadele iradesi doğrudur.

Erkek-devlet ordusunun bu toprağa basma hakkı yoktur

Mücadelesini yürütebilecek Devrimci Halk Savaşı stratejisine ve onun taktik ayaklarına sahiptir. Bu da donanımıdır. Tüm bunlar askeri uygulama yetkinliğiyle bir araya geldiğinde günümüz savaşlarının çatışma alanlarında ordu gücü, istihbaratı, basını vb. branşlaşmayla kazandığı teknik hakimiyetiyle, bütünlüklü bir mücadele anlayışıyla hareket eder. Bu anlamda da dünyada örneği olmayan alt örgütlenmeleri deneyimlemekte, tüm mücadele araç ve alanlarını erkek egemenliğinden arındırma faaliyeti yürütmektedir. İşgalciler karşısında bu bütünlüklü duruşu önemli oranda gerçekleştirdiğinden aktif bir vuruş gücü haline gelmektedir. Taktik açıdan dağlarda düşmanın teknik takibini barajlayan, aynı zamanda vuruş kabiliyeti kazandıran tünel savaşları, hareketli timler, yine yetkinleştirilmiş birimler üzerinden düşmanın örgütlü bulunduğu alanlarda esnek eylem biçimleri bir savaş tarzı olarak öne çıkmaktadır. Düşman kadın gerilla güçlerimizin, komuta ve militan yapımızın taktik yetkinliği ve fedailiği karşısında zorlanmakta ve önemli darbeler almaktadır. En büyük donanımımız kendi ülkemizde haklı bir mücadeleyi yürütüyor olmamızdır. Burada olmaması gereken erkek-devlet ordusudur. Bu nedenle yeri olmayanların bu toprağa basma hakkı yoktur.

Uluslararası güçler, onların vekili durumundaki işgalci devletler halkımıza, kadınlara büyük acılar yaşatmış, yaşatmaktadır. Kuşkusuz bunun bir meşruiyeti yoktur ve varlığımıza yönelen her saldırı misliyle karşılık bulmalıdır ki, düşmanınız bizi yok etme hezeyanlarından vazgeçsin, bu topraklara özgürlük gelsin. Başkasının insafına terk edilmiş yaşamlar kaybeder. Bu anlamda kendimiz varlığımıza, yaşamımıza sahiplik ediyor, tüm özgürlük ihtiyacı olanları mücadele alanlarında temsil ediyor, onlarla her sahada buluşmayı, mücadeleyi bütünlemeyi amaçlıyoruz.

YJA Star, kadınlar açısından 21. yüzyılın en büyük şansıdır

Öz savunma açısından YJA Star deneyiminin önemi ve sonuçları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Kuşkusuz Sakine Cansız arkadaşın mücadeleye katılımı, Mihriban Saran (Azime), Bese Anuş, Rahime Kahraman, Azime Demirtaşların mirası üzerinden kendini temellendiren ve büyük bir örgütlü mücadele gücü haline gelen bir kadın ordu gelişimi ve deneyimi söz konusudur. Bu gerçeklik sadece Kürt kadınları açısından değil. Ki hep diğer halklardan katılan kadın yoldaşlarımızla oluşturduğumuz bir örgütlülük olduk. Bu nedenle tüm kadınlar açısından 21. yüzyılın en büyük şansıdır. Çünkü geleceği belirleyen bir savaşta kadınların özgürlüğü adına kazanılmış bir temel, deneyim, gelişim ve temsiliyetle, kadınlar adına savaşan aktif bir örgütlü güç vardır. Bu durumun günümüz açısından önemi kadar gelecek açısından da kader tayin edici niteliği vardır. Hem yürütülen mücadeleyle geleceğin kazanılması hem de mücadele yürütecek kadınların dayanacağı bir birikim oluşturması, ilham kaynağı olması ve gerilla mücadelesinin evrensel çapta uygulanabilmesinin temeli ifade etmesi açısından önemlidir. Cins mücadelesiyle hem daha fazla görünür kılmış hem de sorunun çözümüne odaklandığından tüm kadınların geleceğini etkileyecek sonuçları belli noktalarda elde etmiş ve etmeye devam etmektedir. Bunlar çok önemlidir. Özelde Ortadoğu ve Asya’da, genelde tüm Dünya’da kadınlarda oluşmuş bir özgürlük bilinci vardır, YJA Star ve Kadın Özgürlük Hareketi’nin bunda payı büyüktür ve bu bilincin örgütlü bir mücadeleye dönüşmesi açısından da büyük bir deneyim, herkese yetecek kadar öğreticiliği olabilecek nitelikler gelişmiştir. İdeolojik bilincinden, örgütsel yapısına ve askeri yetkinliğe, komuta tarzına, mücadele stratejisine kadar her türlü öncülük ve öğreticilik kadın özgürlük mücadelesi açısından ciddi bir mesafe demektir.

Örneğin, hareket olarak gerillacılığı deneyimlediğimizde, elbette ki dünya kadın hareketlerinden öğrenmeye çalıştık, kısmen bazı deneyimler de vardı ama ciddi bir tecrübe, süreklilik kazanmış bir deneyim askeri alanlarda oluşmamıştı. Bu nedenle tarihten de öğrenmeye açık olmakla birlikte esasta Rêber Apo’nun büyük emekleri ve başta şehit yoldaşlarımız olmak üzere gerilla güçlerimizin ve toplumsal zeminde kadınların emeği, deneyimlemeleriyle belli bir sürece kadar yaşayarak öğrendik. Bu nedenle zorlukları daha fazlaydı tabii. Ama öğrendiğimiz şeyler, tüm kadınların katettiği mesafe anlamına geliyor. Haliyle bu hızla ilerlemenin imkanını oluşturuyor. Kendine sahip çıkma, yaşam hakkını koruma, özgürlüklere alan açma, erkek egemenliğini geriletme, kadın olmanın anlamına kavuşma, bununla gururlanma ve temsil etme gibi toplumsal gelişime de yansıyan boyutların kaynağı, gerilla mücadelesidir.

Öz güç, öz irade, öz savunma kadınların var oluşunun tek yoludur

Evinde feodal-geri ama bir o kadar da düşmana boyun eğen erkeğe, kendini kadın üzerindeki tahakkümüyle tanımlayan erkek egemen duruşlara, sokakta kadını eksik sayan geleneklerin baskısına, yaşamın bir çok alanından dışlayan sömürgeleştirici alanlara, cinselliği bir tahakküm alanına dönüştüren klasik kadın ve erkek anlayışına, düşmanın kimliksizleştirici, soykırımcı saldırılarına, sistemin kirletici, ayartıcı, kandırıcı, kadını metalaştıran politikalarına, devletin zindanla, aç bırakmayla, talan etmeyle, koşulsuz biat etmeyi bekleyen pervasızlıklarına, “dur” denildi ve öz savunma bilinciyle tüm bunlarla mücadele edildi. Tüm bu alanlarda kadınların yaşamına zemin oluşturuldu, mücadele araçlarına kavuşturuldu.

Hiçbir kadın YJA Star ve öz savunma örgütlülüklerinin varlığına rağmen belirtiğimiz baskılara mecbur değil. YJA Star devlet, ordu, gelenek, koca, dayak, geleneksel kadın karşısında çaresizliğin bittiği noktadır. Yeterli midir, hayır. O halde bunun sonuçlarından doğru öğrenmek, büyütmek ve her kişide, evde kendini savunma yetisine kavuşmak gerekir ki, YJA Star toplumsal bir kadın duruşu, mücadele gücü haline gelsin. Bu anlamda siyasal, askeri sonuçların yanı sıra en büyük etkisi, toplumsal zemindedir. Ki kalıcı olan ve kesin başarıyı garantileyen de budur. Devlet orduları karşısında kadının özgürlükçü ordularını yaratmak uygarlık tarihiyle hesaplaşmak olduğu kadar, günümüz açısından da kadınların özgür geleceğe kavuşmasının tek yoludur. Bu kadar savaş ve yıkım, soykırımcı, cinsiyetçi çatışma ortamı karşısında YJA Star ve ondan esinlenerek, bu mirasa dayanan ve mücadele eden kadın ordularının varlığı olmasaydı sonuçlar ne olurdu; tahmin etmek zor değil. Ne kimlik, ne varlık, ne ülke, ne özgürlük, ne yaşam; bırakalım varlığı, tanımı bile kalmazdı. Hala da bu riskler ortadan kalkmamıştır. O halde öz güç, öz irade ve öz savunma, kadınların var oluşunun tek yoludur. Bunu büyütmek gerekir.

Öz savunmayı bölgesel düzeyde geliştirme hedefi

Yeni bir 8 Mart’a doğru giderken YJA Star’ın yeni dönem mücadele hedeflerini paylaşır mısınız?

2024 yılını hem kadın özgürlüğü hem ulusal hem de Demokratik Ulus’un gelişimi açısından stratejik ele alıyoruz. 3. Dünya Savaşı içerisinde çatışma alanları Doğu Avrupa’da Ukrayna-Rusya, Ortadoğu’da İsrail-Hamas çatışmaları giderek bölgesel bir savaşa evrilecek gibi görünmekle birlikte, esasında özgürlük hareketimize yönelik yoğunlaştırılan, özü Demokratik Uygarlık paradigmasının önünü almak olan ideolojik amaçlı soykırım saldırıları tüm yoğunluğuyla devam ediyor. Yani çatışmaların merkez noktasını oluşturuyor. Bu savaş hem askeri, hem diplomasi, hem ekonomik, hem toplumsal zeminlerde yoğunlaşmış durumda. Savaşın merkezi İmralı’dır, Önderliğimize yönelik uygulanan tecrit ve işkence, esaret sisteminin devamı, savaşın yoğunlaştığının ve neyi amaçladığının da göstergesidir. Bu noktada devletler savaşının daha geniş amaçlarla sonuç alması için en temelde Kürt halkının soykırımı, bölge halklarının deyim yerindeyse tarumar edilmesi, kadınların derin bir köleliğe mahkum edilmesi, yaşam adına her şeyin katliamdan geçirilmesi amaçlanmaktadır. Bunun karşısında öncelikli olarak bölge ve dünya düzleminde ayağa kalkan, eylemsel güç ortaya koyan ama amaçlı ve ortak örgütlülükte yetersiz olan kadın mücadelesinin daha ortaklaşmış bir yelpazede geniş amaçlı bir örgütlülüğe ve süreklilik kazanmış bir mücadele gücüne kavuşması ve iktidarcı güçlerin uluslararası politikalarını sınırlandıracak, geriletecek, onları değişime mecbur edecek bir zorlama noktasına dönüşmesi gerekir. Kadınlar olarak yaşanan durumun farkındalığıyla hareket etmek durumundayız.

21. yüzyılın kadın yüzyılı olması, objektif koşullar ve mücadele gücünün gelişmesinden kaynaklıdır ama kesinlik kazandıracak olan, daha geniş mücadele ve örgütlülükle bunu gerçekten başarabilmektir. Koşullar değişir, değerlendirilemezse kadını özgürlüğe götürecek şartlar katliamına da evrilebilir. Yani bunu bilerek hareket etmeli, daha fazla avantajlı olduğumuzu bilerek bunlara sahiplik etmeliyiz. Cinsiyetçi, milliyetçi, dinci politikaları aşarak kadın özünün, aklının, özgürlük ihtiyacının gerekleriyle ittifaklara, ortaklaşmalara yönelinmesi gereken bir süreçten geçiyoruz ki erkek egemen güçlerle her cepheden mücadele edebilelim. NATO, Rusya, Ortadoğu devletleri kadın değildir, kadının karşısındadır. Elbette kadın mücadelesinin öz savunma ayaklarını bölgesel düzeyde geliştirmek için öncülük misyonuyla hareket etmek bizler açısından da temel mücadele hedefimizdir.

Rêber apo’nun özgürlüğü temelinde özgürlüğümüzü garantilemeliyiz

Öznelimize yönelik olarak da Dünya savaşı Kurdistan ve Ortadoğu merkezli yürütüldüğünden, özü gerillayı, kendini savunma mekanizmalarını ezmeye dayandığından bu noktada karşı koymak, mücadeleyi yükseltmek ve mutlaka faşist erkek düzenine kalıcı darbe vurmak hedefindeyiz. Bu nedenle YJA Star olarak gerekli tartışma ve planlamalarımızı yaptık, mevcut durumu değerlendirerek hem örgüt olarak varlığımızı büyütme hem yaygın mevzilenme hem de savaşı yükseltme üzerinden dönem hedeflerimizi belirledik. Rêber Apo’nun özgürlüğü tüm kadınların, halkların özgürlüğüdür, bunu elde etmeyelim diye rehin tutulmaktadır. O halde bunu aşmayı merkezimize alıyor ve bulunduğumuz her alanda büyük bir direnç göstererek kirli ittifakları aşacak ve Özgür Kürt tarihini hain işbirlikçilerden arındıracak bir mücadele gücü ortaya koyacağız. Bu açıdan Devrimci Halk Savaşı Stratejisinin gereği olarak hem öz savunma örgütlülüklerinin gelişimini önemseyecek hem de gerilla somutunda bunun gereğini yapacağız. 2024 soykırımı durdurma ve kadın katliamını önleme amacı taşımakla birlikte bunu dayatanları yenilgiye uğratma misyonuna dayanıyor. Bu açıdan Önderliğimizin özgürlük hamlesini büyütme, gerilla cephesinden doğru temsil etme, işgale yönelmiş düşman ordularını her türlü darbeleme ve yenilgiye uğratmayı esas alacak, kirli diplomasi masalarının karanlık planlarını boşa düşüreceğiz. Bunun için demokratik modernite gerillacılığını deneyimlerimizden de hareketle daha fazla güçlendirme ve savaş inisiyatifini elimizde tutmaya devam ederek daha geniş bir eylem yelpazesine dayanma, pratik sahada bunu uygulama ve 8 Mart’ın ruhunu ve bilincini tüm yıla mal etme kararlılığındayız. YJA Star bu anlamda yıla hazır ve sorumluluklarının bilincindedir. Daha fazla toplumsal örgütlenme alanına yönelmek ve öz savunmayı her alanda etkin kılmak, gerillacılığı tüm mekanların uygulama esasına dönüştürecektir. Gerilla kadar tüm toplumumuzun, özelde kadınların böyle bir sorumluluğu vardır. İşgale son vermek, varlığımızı korumak ve özgürlüğümüzü garantilemek, bunu Rêber Apo’nun özgürlüğü temelinde gerçekleştirmek, bu temelde şehit yoldaşlarımıza layık olmak kadın devrimini başarmanın olmazsa olmazıdır. Haliyle varlığımızın nedeni de, temel hedefimiz de budur. YJA Star mevcut öncülüğünü daha fazla güçlendirerek savaşın en yetkin yürütücüsü olmaya daha fazla odaklanmıştır.

İktidarcı cepheye karşı en büyük kadın cephesi örgütlenmeli

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair mesajlarınız nedir? Kadınlar kadın kırım ve toplum kırım saldırılarına karşı mücadeleyi hangi temelde yükseltmeli?

8 Mart, mücadele bilincinin evrensel düzeyde ortaklaşması açısından sembolik öneme sahip olmakla birlikte özgürlük mücadelemizle kazanımların, kadın özgürlük mücadelesinin büyütülmesinin sonucu olarak daha güçlü bir özgürlük ruhuna ve kararlaşmaya kavuşmanın da ifadesi olmuştur. Bu anlamda kadınlar olarak 8 Mart’ı tüm yılın günlerine ve zamana taşırmak, tüm zamanı kadınlara ait kılmak gerekiyor. 8 Mart Rêber Apo’nun biz kadınlara 1998 yılında Kadın Özgürlük İdeolojisini armağan etmesinin, bu anlamda 8 Mart kadın özgürlük ihtiyacının ideolojik kimliğe kavuşmasının da yıl dönümüdür. Bu vesileyle bir kez daha Rêber Apo’nun tutarlı kadın yoldaşlığı ve ilkesel duruşunu saygıyla, sevgiyle selamlıyoruz.

2024 8 Mart’ı mutlaka yılın ve içinden geçtiğimiz zamanın farkındalığını yansıtacak, kadın özgürlük mücadelesini evrensel düzlemde yeni bir aşamaya taşıracak bir kararlılığı güçlü bir biçimde ortaya koymalı. Yani eyleme yönelmek ama bunun örgütlülük gerektirdiğinin farkındalığıyla bunu yapmak ve süreklileşmek gerekir. Bu temelde nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuzu özetle ortaya koyduk. Soykırım ve kadın kırım konsepti, iktidarcı düzenin kendini yeniden dizayn etmesinin olmazsa olmazı olarak görülüyor. Bu nedenle her alanda her türlü saldırı geliştiriliyor. O halde kadınlar kendine sahip çıkmalı. Bu yetmez; kırımını amaçlayanlardan hesap sormalı. Bu da yetmez; onu aşacak bir örgütlü mücadeleyi geliştirebilmeli. Bunun için 2024 8 Mart’ının kadının evrensel örgütlenme bilinciyle ve misyonuyla ele alınması, bu temelde iktidarcı cepheye karşı en büyük cephenin oluşumu sağlanmalıdır. Sesimiz diğerinin sesine karışmalı ama ellerimizde kenetlenmeli ve bu süreklilik kazanmalı.

Kırımı durduracak şey, öz savunma örgütlülüğüdür

Ortadoğu ve Kurdistan’da savaş daha da derinleşecek, bu anlamda çatışma yoğunlaşacak. Bunun karşısında kadınlar Kurdistan ve Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek bir serhıldan geleneğini geliştirmeli, her yerde ortak örgütlülük ve eylemsel gücü ortaya koymalıdır. Katliamı, kırımı durduracak tek şey öz savunma örgütlülüğüdür. Hem toplumsal düzlemde bunun gerçekleşmesi hem de gerilla alanlarına katılımın büyütülmesi gerekir. Nasıl ki düşman yaşam alanı bırakmaksızın yöneliyorsa gerilla alanlarında mücadeleye katılarak düşmanın nefes alanı tıkatılmalı, faşizmin korku imparatorluğu parçalanmalı ve zavallı gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya konulmalı.

Rêber Apo “Dünya’yı kadınlar kurtaracak” demektedir. Tüm bu zaman içinde yaşananlar, bu tespitin ne kadar hayati ve yakıcı olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınlar olarak ülkemizi, bölgemizi, Dünya’yı kurtaracak bir noktadayız. Bu anlamda misyonumuzun farkındalığı ve ciddiyetiyle sorumluluklarımızı üstlenmeli, gerillada, annelerin zılgıtlarında ve baş eğmeyen tanrıça duruşunun öncülüğünde, sokakta, okulda, evde, her alanda direnişe geçmeli, gereğini yerine getirmeliyiz. Hiçbir güç kararlı kadın duruşunu aşamaz. Bunu tarihimizden, günümüzde yaşanan destansı katılımlardan, çocuğunun kemiklerini bir kutuda teslim alan annelerin metaneti ve intikam söyleminden biliyoruz. Rêber Apo’nun özgürlüğü talebiyle zindanlarda, ağır işkence ortamında açlık grevleri eylemini yürüten kadınlar, direnişçiler ve toplumsal zeminde buna öncülük eden annelerimizin duruşundan öğreniyor, bu direnişçi ruhu tanıyor, önünde saygıyla eğiliyoruz.

Bu anlamda 2024 yılı tüm alanlarda kadınların öncüleşmesi, enerjisini mücadeleye kanalize etmesi, her cepheden erkekle hesaplaşması ve özgür toplumla buluşması gereken bir yıl. Şimdiden alanları dolduracak, sokaklara akacak, ‘JIN JIYAN AZADÎ’ sloganının evrensel şemsiyesi ve mimarı olan Rêber Apo’nun ideolojik öncülüğünde kendini, cinsini, toplumunu, ülkesini, bölgesini, dünyasını kurtarmaya, oluşturmaya karar vermiş kadınları sevgiyle selamlıyor, kucaklıyoruz.

Bütünleşmiş bir mücadele duruşu dönemin ihtiyacıdır

Siyasal, toplumsal, askeri alanlarda bütünleşmiş bir mücadele duruşu dönemin ihtiyacı, kazanmanın koşuludur. Katil erkek-devlet ikilisi hak ettiği sonuçla yüzleşmeli ve özgürlükle donanmış bir yaşamın öznesi, öncüsü kadınlar insanlığa özgür bir yaşamı sunacak zaferin sahibi olmalıdır. Bu temelde Zap’tan yükselen zafer zılgıtları ülkemizin, bölgemizin tüm alanlarından yükselen zılgıtlarla güçlenecek ve sesimiz tüm dünyayı özgürlük ruhuna kavuşturacak. Dağların ruhu, geleneği özgürdür, kendine aittir, bu ruh herkesin, geleneği her evin, sokağın, her yerin dokusudur. Kırım politikaları bunu yaşamsallaştırdığımız oranda yenilgi yaşar. Bu inanç ve karalılık, bunun verdiği güçle özelde zindanlarda faşizmin zulmüne baş eğmeyen, eyleme geçen kadın direnişçilerin, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgiyle selamlıyor, başarılar diliyoruz. Bu uğurda yaşamını yitiren şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, 8 Mart’ı Sema Yüce yoldaşımızın ruhu, bilinci ve Önderlik bağlılığıyla karşıladığımızı belirtiyoruz. Bundan aldığımız güçle dağları, ovaları zafer zılgıtlarıyla dolduracak, özgürlük kültürünü büyütmekle toplumumuzu koruyacak, yeniden yapılandıracak ve toplumsallığımızla özgürlüğümüzü bütünleştirecek, düşmanı ‘JIN JIYAN AZADÎ’nin gücüyle bitireceğiz.

Bunları da beğenebilirsin