Türkiye’nin askeri üsleri Başur’daki halkın yaşamını cehenneme çeviriyor

Şêladizê’de halkın askeri üslere karşı ortaya koyduğu direnişten sonra Türk devletinin Başur’da bulunan askeri üsleri bir kez daha gündeme geldi. 1983’ten bu yana Başurê Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarını sürdüren Türk devleti, 30 kilometreye yakın bir alanı işgal etmiş durumda. 20’nin üzerinde askeri üssü bulunan Türk devleti, son dört yılda 823 kez bölgeye hava saldırısı ve top atışı yaptı.


Türk devletinin 23 Ocak’ta Amediye’nin Dêralok beldesine yönelik yaptığı hava saldırısında 4 sivil katledildi. Yılladır işgalci Türk devletinin saldırıları altında yaşayan Başur halkı, son saldırılarının ardından büyük bir öfkeyle tepkilerini dile getirdi. Direniş kimliğiyle bilinen Behdinan halkı, Türk devletinin sivil katliamlarına karşı 25 Ocak’ta asayiş güçlerinin engellemelerine rağmen Dêralok’ta toplanarak, eylem yaptı.

Behdinan halkı dün de bir kez daha alanlara çıkarak, işgalcilere karşı büyük bir direniş ortaya koydu. Şêladizê’de bulanan Sîrê Askeri Üssü’ne doğru yürüyüşe geçen binlerce kişi, askeri üsse girerek, askeri araçları ateşe verdi, üssü taşladı. Asayiş güçlerinin engellemelerine rağmen telleri aşıp, askeri üsse giren halk, Türk devletine büyük bir öfkesi vardı. “Düşman düşman Erdoğan”, “Katil Erdoğan” sloganları atan binler, yıllardır Başur’da işgalci konumda bulunan Türk askerlerinin bölgeden çıkmasını istedi. Türk askerlerinin saldırısında 2 sivil katledilirken, 6 sivil ise yaralandı. Katledilenler arasında bir de çocuk vardı.

Şêladizê’de halkın işgalcilere karşı ortaya koyduğu direnişle Türk güçlerinin varlığı bir kez daha gündeme girmiş oldu. Halkın Türk devletinin katliamına yönelik tepkisi büyürken, Kürdistan Bölgesi hükümeti halkın haklı taleplerini dinlemek yerine yaptığı açıklamalarla halkı suçladı. İşgalcilere karşı direnen halkı “Fitneci” olarak gösterdi.

Başur’da bazı partiler ise yaptığı yazılı açıklamalarla Türk devletinin askeri üslerinin kapatılmasını istedi. Irak Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, saldırıları kınayıp, Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’ni bakanlığa çağıracağını belirtti.

1983 yılından beri saldırılar sürüyor

Türk devletinin Başurê Kürdistan’a yönelik işgal saldırıları 1983 yılından beri sürüyor. 1994 yılında Kürdistan Bölgesi hükümetinin de onayıyla bölgede 20’nin üzerinde Türk devletine ait askeri üsler, MİT merkezleri bulunuyor.

Türkiye’nin işgal girişimleri

Türk devleti özellikle referandum ve Kerkük saldırısının ardından Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan İslami Birlik Partisi (Yekgirtûya Îslamî ya Kurdistanê) temsilcileri ile görüştü. Bu görüşmelerin ardından AKP Genel Başkanı Tayip Erdoğan ve diğer devlet yetkilileri tehdit ve işgal açıklamalarında bulundu.

Türk ordusunun Başur’da bulunan askeri üsleri

Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne ve kazanımlarına her anlamda saldıran Türk devleti, 1994 yılından bu yana Güney Kürdistan topraklarında askerlerini yerleştirdi. Öte yandan birçok askeri üs kurdu. Türk basınının devlet yetkililerine dayandırdığı haberlerine göre, Türk devletinin Güney Kürdistan’da 18 askeri noktası, Türk ordusuna ait askeri üsleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı merkezleri (MİT) bulunuyor.

Güney Kürdistan yönetimin onaylaması ile…

Uluslararası yasalara göre, bir ülkenin yöneticileri onay vermediği sürece başka bir devletin askeri gücü bu ülkenin sınırlarına geçemiyor. Buradan da anlaşılacağı üzere Türk devletinin askeri üsleri, Kürdistan Bölgesi yönetiminin onayı ile kuruldu. Türk devletinin Başika’da bulunan askeri üssü gündeme geldiği zaman bölge hükümeti, Türk askerlerinin burada kendi bilgileri dahilinde bulunduğu belirtilmişti.

İlk askeri üs Selehedîn’de kuruldu

Yine Türk basınına göre, Türk devletinin Güney Kürdistan’daki ilk askeri üssü 1994 yılında Hewlêr’e 25 km uzaklıkta bulunan Selehedîn beldesinde kuruldu. Burada Türk özel timlerine ait bir birlik de bulunmakta. Asıl ilgi çekici olan şey de bu üslerin Mesut Barzani’nin beldesinde kurulmuş olmasıdır.

Diğer üsler

Türk ordusu, askeri birliklerini Selehedîn’den sonra Hewlêr, Zaxo, Silêmanî, Duhok, Diyana, Batufa, Bamernê, Amêdiyê, Kanîmasî bölgelerine de yerleştirdi.

23 yıl içerisinde Türk ordusunun Güney Kürdistan’da açtığı askeri üsleri:

*Batufa askeri üssü

*Kanîmasî (Girêbaruxê) askeri üssü

*Bamernê lojistik ve havaalanı askeri üssü

*Sinkê askeri üssü

*Bêgova (girê Biyê) askeri üssü

*Geliyê Zaxo askeri üssü

*Sîrê (Şêladizê) askeri üssü

*Sîrê (Şîrtê) askeri üssü

*Kupkê askeri üssü

*Berwarî’ye bağlı Qimrê askeri üssü

*Koxê Spî askeri üssü

*Deriyê Dawetiya askeri üssü

*Çiyayê Serzêrî askeri üssü

*Meqlub dağı eteklerinde bulunan Zêlkan bölgesinde bulunan askeri üssü

*Başîqa (Bakûrê rojhilatê Musilê) askeri üssü

Ayrıca buralarda bulunan tabur, tugay, ağır silahlar ve 5 bin Türk askeri…

Bu merkezlerde genellikle Türk ordusunun özel birlikleri ve cephaneleri bulunuyor. Kanimasi üssünde özel birlikler dışında aynı zamanda askeri tabur, Bamernê üssünde mekanizma taburu, tanklar ve ağır silahlar mevcut durumda. Bamernê’de bir havaalanı da bulunuyor. Asker ve tanklara ait görüntüler, basında birçok kez görüntülendi. Öte yandan Güney Kürdistan’daki Türk askeri sayısının 5 bin civarında olduğu söyleniyor.

Pêşmergeler eğitildi, Ahmet Davutoğlu ziyaret etti

Türk kaynaklarına göre, Türk askerleri Diyana üssünde KDP’ye bağlı pêşmergeye eğitim verdi. 2015 yılının Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, üssü ziyaret ederek eğitim çalışmalarını izledi.

MÎT merkezleri

Güney Kürdistan’da askeri üslerin yanı sıra MÎT’e ait merkezler de açılmış durumda. Bunların çoğu Duhok’ta bulunuyor. Yerel kaynaklara göre Zaxo ilçesine bağlı Batûfa kasabasında, Zaxo merkezde ve Duhok’ta MÎT’e ait merkezler bulunmakta.

823 hava saldırısı ve top atışı

Bu üslerde konuşlanan askerler birçok kez halka ve bölgeye yönelik saldırılar gerçekleştirdi, yurttaşları kaçırdı ve katletti. Aynı zamanda her fırsatta Kürdistan Özgürlük Hareketine karşı saldırılar gerçekleştirdi. Bu sebeple bölge halkı, bu güçlere karşı tepki vermekte ve bölgeyi terk etmelerini istemekte.

Türk ordusunun 2008’de Zap’a yönelik gerçekleştirdiği büyük operasyonda, Amediye üssündeki askerler tanklarla saldırı gerçekleştirmek istemiş ancak halk bu güçlerin etrafını sarmış ve hareket etmesini önlemişti. 14 Aralık’taki son saldırıda da Amediye’ye bağlı Kanimasi üssündeki askerler toplarla Metina bölgesindeki köylere saldırı gerçekleştirmişti. Şehirlere ve kasabalara yönelik saldırılarda da halka yönelik saldırılar artmış durumda. Son olarak, aralık ayında Behdinan (Duhok, Zaxo) bölgesinde 4 faili meçhul cinayet gerçekleşti.

Pêşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cebbar Yaver’e göre, 1 Ocak 2015’ten 31 Aralık 2018’e kadar Türk savaş uçaklarının 398 hava saldırısı, 425 kez ise top atışı yaptığını belirtti. 288 köy yapılan saldırıların hedefi oldu.

Yeni askeri üsler

Türk askeri üslerinin hepsi de sınır hattı üzerinde yer alıp Rojhilatê Kürdistan sınırından Rojavayê Kürdistan sınırlarına kadar uzanıyor. Askeri ve siyasi kaynaklar, Türkiye’nin bu şekilde bir işgal bölgesi oluşturmak ve Kürt kazanımlarını ortadan kaldırmak istediğini belirtiyor. Son saldırıyla da boş bırakılmış bölgeleri işgal etmek istiyor.

Türk devleti, Başurê Kürdistan’da 25 Eylül 2017’de yapılan referandumun ardından bölgede işgal saldırılarını artırdı.

 Türk ordusu, 14 Aralık 2017’de Hakkari’nin Şemzinan ilçesinden Başur topraklarına girdi. Helikopterlerle Geliyê Reş, Çiyayê Siro, Çiyayê Evdilkofî, Ava Hecîbegê gibi bölgelere asker indirdi. Başur’da 30 kilometreye kadar alanı işgal etti. Lêlkan, Çiyadêl ve birçok alanda ise yeni askeri üsler kurdu.

30 sivil katledildi

Türk devletinin Başurê Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarında birçok sivil katledilirken, köylülerin bağ ve bahçeleri de büyük zarar gördü. Kullanılan ağır silahlardan dolayı çevre de aynı şekilde zarar gördü. Binlerce ağaç, ormanlık alan ve tarla yandı.

Türk devletinin 2017-2018 yılı içinde yaptığı saldırılarda en az 30 sivil katledildi, onlarca kişi ise yaralandı.

Parlamento kararı uygulanmadı

2005’de Kürdistan Bölgesi Parlamentosu, özel bir oturumda bölgede bulunan askeri üsleri ele aldı ve bunların kapatılması noktasında karar aldı. Kararda, “Yabancı askeri üslerin bölgedeki varlığı kabul edilemez” denildi. Fakat bu karar hiçbir şekilde uygulanmadı.

'Sınır muhafızları kontrol etmeli'

Irak Bakanlar Kurulu 16 Eylül’de Irak Eski Başbakanı Haydar Ebadi başkanlığında yaptığı toplantıda, Türkiye’nin Irak ve Başûrê Kurdistan sınırları içindeki işgal saldırılarının önüne geçmek için, Türkiye ile Kürdistan arasındaki sınırın, sınır muhafızları tarafından kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin Başur ve Irak’ta 'operasyon' adıyla sürdürdüğü işgal saldırıları, 'Irak’ın egemenlik hakkının ihlali' olarak nitelendirildi.

Belge Toplanacak

Abadi’nin, Irak Dışişleri Bakanı’ndan Türkiye’nin Irak’ta operasyon adıyla sınırları bir hayli ihlal ederek gerçekleştirdiği saldırıların belgelemesini istediği toplantıda, Türkiye’nin saldırılarının belgelenip Birleşmiş Milletler’e (BM) sunulması kararlaştırıldı. TSK’nin sınır ihlallerinin önüne geçmek için ise Irak sınır muhafızlarının Türkiye-Kürdistan sınırında konuşlandırılmasına karar verildi.

Kararlar

Toplantıda şu kararlar alındı:

"-İçişleri Bakanlığı federal polisi tekrar örgütlenmesi için gözden geçirecek,

-Dışişleri Bakanlığı Türkiye’nin Irak hava sahasına yönelik ihlallerini Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde belgeleyecek ve Ulusal Güvenlik Meclisi’nin gündemine getirecek,

-Türkiye-Irak sınırının güvenliğinin sağlanması ve ihlallerin önüne geçilmesi amacıyla sınır boyunca asker yerleştirilmesi ve gerekli ihtiyaçların karşılanması için hazırlıkların tamamlanması,

-Irak ve Macaristan İçişleri Bakanlıkları arasında “karşılıklı güvenlik anlayış bildirisi”nin görüşülmesi ve onaylanması için İçişleri Bakanlığı’na yetki verilmesi."

Irak’ta bulunan yabancı güçlerin çıkarılması için geçtiğimiz günlerde Sairun ve Bina koalisyonları hazırladıkları yasa tasarısını parlamentoya sunmaya hazırlanıyor. Muqteda Sard’ın başını çektiği Sairun Koalisyonu ve Nuri Maliki ve Hadi Amiri’nin içinde yer aldığı Bina Koalisyonu bu yasa tasarısını hazırladı. Hazırlanan tasarı parlamentoya sunulacak.

(eo)