Yoktan var edilen ve modele dönüşen eğitim sistemi

Mexmûr Kampı’nda yeni eğitim ve öğretim yılı bugün 3 bin 500 öğrencinin katılımıyla başlıyor. 24 yıl önce kayaların üzerinde hiçbir imkanın bulunmadığı koşullarda büyük bir emekle başlatılan eğitim sistemi giderek bir sistem haline gelirken, tüm Kürt halkı için de örnek bir modele dönüştü.


Türk devletinin 1993-94 yıllarında halka uyguladığı baskı, şiddet ve işkencelerden dolayı binlerce kişi Başurê Kürdistan’a göç etmek zorunda kaldı. Mexmur Kampı’nda bulunan binlerce kişi 90’lı yıllarda Türk devletinin saldırılarından dolayı Seraniş, Bihere gibi kamplara yerleşti.

Başur’a göç eden ve kamplarda zor koşullarda yaşam mücadelesi veren halk, çocuklarının eğitimi için arayışa girdi. Kısıtlı imkanlarla eğitim kursları açıldı. Çocukların defter, kalem ve kitapları olmadığı için taşlar üzerinde yazılıp, çizilerek dersler görülüyordu. Kampın üzerindeki baskıların artması üzerine kalk, Etrûş ve Geliyê Qiyametê kamplarına yerleştiler.

İmkansızlıklar arasında eğitim

Etrûş ve Geliyê Qiyametê kamplarındaki nüfus 1994’ten 1997’ye kadarki zaman diliminde 15 bine yükseldi. Kamplarda öne çıkan en önemli sorunlardan biri çocukların eğitimiydi. Yürütülen çalışmalar doğrultusunda daha öğretmen okulunu bitirmeyen 10-15 kişiyle eğitime başlandı. Zor şartlar ve imkansızlıklar içinde bir sistem kuruldu. Öğretmenler ellerinde kitap bile olmadan eğitime sıfırdan başladı. Soğuk kış aylarında çadırlarda öğretmenler çocuklara kara tahta üzerinde eğit verdi.

400 öğrenci

Zor koşullarda eğitim sistemi konusunda edinilen tecrübeler sonucunda imkanlar yaratıldı. İmkanlar doğrultusunda ilkokul öğrenimi bir sisteme göre hazırlandı. 1996’da Etrûş Kampı’nda ilk defa bir ortaokul açıldı. Etruş’ta açılan okula da 1995’te kampa yönelik yapılan saldırıda şehit düşen kampın kadın yöneticisi Zeynep Erdem’in (Jiyan) ismi verildi. Kampta ilk eğitim yılında 400 civarında öğrenci eğitim görmeye başladı.

Eğitim ve göç bir arada

Eğitim sistemi yavaş yavaş kuruluyordu anacak kamptakilerin üzerindeki baskılar sona ermedi ve 1997’e Etrûş ve Geliye Qiyametê kampları boşaltıldı. Kamptakilerin çoğu Ninova bölgesine geçti, bir kısmı ise Qesrok, Sêmêlê, Hesenîkê ve diğer bölgelere yerleşti. Ninova bölgesinde bir süre eğitim verildi. Ancak 1998’de kamp boşaltıldı ve kamptakiler önce Nehdarê’ye oradan da Musul’a bağlı Mexmur bölgesine geçti.

Mexmur ve örnek bir sistem

Mexmur, gelenlerin son durağı oldu. Mexmur Kampı’nın ismi daha sonra Şehit Rüstem Cudi (Mexmur) Mülteci Kampı olarak değiştirildi. Türkiye sınırına ve KDP’nin etkisinden daha uzak olduğu için bu kampta baskı biraz daha azdı. 1998 yılından bu yana kamptaki her alanda yaşam yeniden canlandırıldı. Eğitim sistemi de bunlardan biriydi.

Kampta geçen 20 yıl

Kampta geçen 20 yılda diğer kamplardan da edinen tecrübeyle ana okuldan akademiye kadar örnek bir eğitim sistemi kuruldu. Kürtçe dilinde verilen eğitim sisteminde binlerce öğrenci eğitim gördü ve öğretmen yetişti.

Okul sayıları

1998’de halkın da katılımıyla öğrenci ve öğretmenler eğitim alanlarını taş ve topraktan yaptı. Sandalye ve masalar kerpiçten yapıldı. Kısıtlı imkanlarda eğitim görülürken, dönemin sonunda Irak hükümeti ve Birleşmiş Milletler (BM) okullara destek verdi.

Kampta binlerce öğrencinin eğitim gördüğü 12 okul bulunuyor. Bunlardan 5’i anaokulu, 4’ü ilkokul, Şehid Jiyan ve Şehid Deniz isminde 2 ortaokul ve bir hazırlık okuludur.

2000 yılında kurulan Şehit Koçerin Hazırlık Okulu’ndan şimdiye kadar bin 200 öğrenci mezun oldu ve bunların çoğu da Başur Kürdistan’da okullarına geçiş yaptı.

Enstitüler

2014 yılında Şehit Ferhat Kurtay Akademisi çatısı altında Şehit Kato Enstitüsü açıldı. Enstitü kamptaki eğitim sisteminde yeni bir adım atıldı. Enstitüde öğrenciler 2 yıllık eğitim görüyor. Eğitimin ilk yılında öğrencilere ana eğitim, ikinci yıl ise mesleki eğitim veriliyor. Meslekler arasında öğretmenlik, iletişim, sağlık vb. bulunuyor. Enstitüyü bitiren öğrenciler eğitim sisteminin resmi diplomasını alıyor.

Öğrencilerin sayısı

Kampta şu anda anaokulunda 350 çocuk eğitim görüyor. İlkokul, ortaokul, hazırlık, enstitü ve akademilerde ise yılda genel olarak 3 bin 200’ü aşkın öğrenci okuyor. 2005’ten bu yana Mexmur’daki öğrenciler Kürdistan Bölgesi üniversitelerine gidiyor. Kürdistan Bölgesi’nde kamptan 200’e yakın öğrenci eğitim görüyor. Kürdistan Bölgesi’ndeki üniversitelerde, hukuk, siyaset, doktor, fizik, biyoloji, iletişim, sosyoloji, yabancı diller, akademisyen, psikolog ve coğrafya bölümlerini okuyor. 500’den fazla öğrenci farklı bölümlerden mezun oldu. Bunların çoğu ise Mexmur’da öğretmen ve doktor mesleğini sürdürüyor.

Öğretmen

Kamptaki okullarda görev yapan 200 öğretmen şimdi ders verdiği okullarda aynı sıralarda ders görüyordu. Geçtiğimiz yıllarda üniversitelerden mezun olan öğrencilerin bir kısmı şuan okullarda öğretmenlik yapıyor. Enstitülerde verilen öğretmenlik dersleri dışında, eğitim seviyesinin ilerlemesi için kamp her 2 yılda bir öğretmen konferansı düzenliyor. Konferans kadın öğretmenler tarafından da veriliyor. Konferansta iki yıllık eğitim programları, üniversite yöneticileri, geçmiş dönemlere göre öğrencilerin eksiklikleri ve ilerleyişi, öğretmen ve öğrenciler arasında tartışılarak yeni planlamalar çıkarılıyor. 

 Verilen dersler

Kamptaki okullarda sosyoloji, fizik, kimya, biyoloji, jineoloji, ekoloji, kültür, spor, tarih, matematik, ekonomi, felsefe bölümlerinin hepsi anadilde veriliyor. Kolayca söyleyebiliriz ki kamptaki eğitim sistemi bütün Kürt halkı için bir model olabilir.

Eğitim materyalleri

Kamptaki eğitimin ilk yıllarında kitap ve diğer eğitim araçları yoktu. Bu nedenle yaz tatilinde kitap ve materyaller elle yazıldı. İmkanlar sağlandıktan sonra da okullar için bilgisayar temin edildi. Kitaplar bilgisayarda hazırlanarak bastırıldı. Mevcut durumda bütün ders kitapları anadilde (Kürtçe) hazırlandı. Kitapların hepsi kamp öğretmenleri tarafından hazırlandı. Ancak kampta baskı olmadığı için kitapların basımında ve çoğaltılmasında engeller ortaya çıkıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) 2005 yılından önce kampın okul kıyafeti, defter, kalem, eğitim araç gereç ihtiyacını konusunda destek verdi. Ancak son yıllarda ne BM ne de Kürdistan Bölgesi ve Irak hükümetleri Mexmur Kampı’ndaki okullara destek vermiyor. Bütün öğrenciler ailelerinin imkanlarıyla okuyorlar.

Eğitim dili

Mexmur Kampı’ndaki okullarında eğitimin temel noktası anadildir. Anaokulundan enstitüye kadar bütün eğitim seviyelerinde Kürtçenin Kurmanci lehçesinde eğitim veriliyor. Ortaokul ve hazırlık okulları ise Soranî lehçesinde veriliyor. Anadilin dışında ayrıca İngilizce ve Türkçe dersler de resmi olarak veriliyor.

3 bin 500 öğrenci yeni eğitim yılına başlıyor

2018-2019 yeni dönem eğitim ve öğretim yılı bugün (23 Eylül) başlıyor. Kamptaki bütün okullar hazırlık ve programlarını tamamladı. Kamp genelinde 3 bin 500 öğrenci ders başı yapıyor.

Yeni hedefler

1993 yılından bu yana kamplarında eğitim çalışmalarında yer alan Mexmur Dil Eğitimi Komisyon Sorumlusu Öğretmen M. Şirin Çetin, eğitim sistemi ve yeni hedeflerine ilişkin Rojnews’e bilgilendirmelerde bulundu. 

Kendi halkının çocuklarını bilinçlendirmek için bir eğitim sistemi başlattıklarını hatırlatan M. Şirin Çetin, meşakkatli yollardan geçerek bu eğitim sistemini oluşturduklarını söyledi. Mexmur’da öğretmen ve öğrencilerin çoğaldığına dikkat çeken Çetin, ellerinde artık kitapların olduğunu ve öğrencilerin istedikleri branşta istedikleri üniversiteye gidebildiğini kaydetti. Çetin, tam olarak olmasa da hükümetin artık kamptaki eğitim sistemini ve burada okuyan öğrencileri resmi olarak kabul ettiğini dile getirdi.

‘Amaç toplumun gelişmesi’

Kurdukları eğitim sisteminin toplumu bilinçlendirme amacını taşıdığını belirten Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü; “Eğitimle halklar arasında kardeşliği sağlamayı istiyoruz. İktidarlığın iyi bir şey olmadığını göstermek istiyoruz. Devlet sistemi toplumun özgürlüğünü isteyen ve başarı getirecek bir sistem değil. Toplumun kendi kendini yönetebilmesini istiyoruz. Bu sistemin Kürt halkını geliştirebileceğini düşünüyorum. Örneğin iki yıl önceki programımızla şuan ki programlarımız birbirinden farklıdır. Biz şuan eğitim kurumlarını ve kitap yapım yerlerini birbirinden farklı yapıyoruz. Öğrencileri zorlayan bütün sistemleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu nedenle öğrencileri zorlayan deney ve metotları değiştirmek için araştırmalar yapıyoruz.

‘Öğretmenlik kriterlerini değiştiriyoruz’

Eğitim sistemlerindeki en önemli şeyin öğretmenler olduğunu dile getiren Şirin Çetin, “Sürece göre öğretmen alımı yapıyoruz. İmkanlara göre gönüllü olarak çalışan ve bilgili öğretmenleri alıyoruz. Ortaokulu okuyanları da öğretmen olarak alıyorduk. Ama artık kendi öğrencilerimiz oldu ve eğitim sisteminde piştiler. Bu nedenle artık sınır koyduk ve hazırlık okulunu okumayanları öğretmen olarak almadık. Öğrencilerimiz üniversiteye gittikten sonra kampta ihtiyaç fazlası öğretmenlik yapabilecek kişiler çıktı. Bu nedenle biz de okulu bitiren öğrencileri öğretmen olarak almaya başladık” şeklinde konuştu.

‘Öğrencilerimiz birçok şeyden mahrum kalıyor’

Büyük ilerlemelere rağmen birçok eksikliklerinin olduğunu söyleyen Çetin, ihtiyaçları şöyle sıraladı; “Şuan dünyadaki bütün okullarda öğrenciler 20 kişilik sınıflarda ders görüyor. Biz yerimiz olmadığı için bir sınıfta 35 öğrenciye ders veriyoruz. Bir öğretmenin branşına hazırlanabilmesi ve ders verebilmesi için 15 veya 16 saat ders vermesi gerekiyor. Öğretmen sayısı az olduğu için öğretmenler 20 saat ders veriyor. Yine kimya ve fizik dersleri için bilimsel deney aracına ihtiyaç var. İmkan olmadığı için bu dersleri istediğimiz gibi veremiyoruz. Öğrencilerimiz çok basit şeylerden mahrum kalıyor. Bu nedenle öğrencilerimiz üniversiteye geçtiklerinde birçok zorlukla karşılaşıyor”.  

‘İsteklerimiz kabul edilmiyor’

Yıllardır hiçbir yardım yapılmadığını söyleyen Çetin, “Bizler siyasi mülteciler olarak kabul edildik ancak buna rağmen bize yardım edilmiyor. Öğrenciler kendi imkanlarıyla okuyorlar. Eğer ailelerin imkanı yoksa çocuklarını okutamıyorlar. Başur Kürdistan hükümetine başvuruyorlar ancak sonuç yok” dedi.

‘Diplomalar kabul ediliyor ancak iş verilmiyor’

Okul diplomalarının Kürdistan Bölgesi hükümeti tarafından kabul edildiğini ancak ayrımcılık yapıldığını vurgulayan Çetin, “Bunu siyasete bağlıyorlar. Öğrencilerimizi okullarına yerleştirmeye korkuyorlar. Bilimsel bölümler okuyan öğrencilerin bir kısmı kabul ediliyor. Ama edebiyat ve siyaset bitiren öğrenciler kabul edilmiyor. Örneğin bir doktor veya mühendis çalışabilir diyorlar. Çünkü bu bölümler onların sistemine etki etmiyor” ifadelerini kullandı.

‘Kürtçe dili yerini aldı’ 

Eğitim sisteminde Kürtçe dilin artık İngilizce, Fransızca, Arapça ve diğer dillerle arkadaşlık edebileceğine dikkat çeken Çetin, bütün bilimsel bölümlerde Kürtçe dilinin kullanılabileceğini aktardı. Kürtçe dilinin artık bir sorun teşkil etmediğini kaydeden Çetin, ‘Acaba Kürtçe dili edebi dil olacak mı?’ tartışmaları tartışmalarının da olmadığını söyledi.

Sistemin Araştırılması

Eğitim sistemini daha çok geliştirmek istediklerini belirten Çetin, bu amaçla genel bir araştırma kurumu açtıklarını bildirdi. Bütün devletlerin eğitim sistemleri üzerinde bir araştırma yapacaklarını aktaran Çetin, “İlerleyen zamanlarda yeni bir sürecin başlayacak. Sistemlerin bilim alanındaki gelişmelerini bilmemiz gerekiyor. Bu anlamda bütün ülkelerin araştırmalarına ihtiyacımız var. Yeni bir adım atıldı ve yaklaşık 100 öğretmen görevlendirildi. Araştırma sonucunda birçok şeyi değiştirebiliriz” dedi.