Adım adım keşfedilen tarih: Göbeklitepe

Dünyanın en eski tapınağı olarak ortaya çıkarılan Göbeklitepe’de her geçen gün yeni bulgulara ulaşılıyor. Halen ulaşılamamış en az 14 yapı keşfedilmeyi beklerken, bölgede birden çok topluluğun yaşadığı düşünülüyor.


Anadolu ve Mezopotamya coğrafyası, tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. İnsanlık tarihinin en gelişmiş toplumlarından Sümerler, Asurlar, Akadlar ve Babiller bu topraklarda yaşadı. 120 asırlık tarihe sahip bir zaman diliminde, sadece son 50 yılda Göbeklitepe’nin varlığına şahit olundu.İlk olarak 1963’te keşfedilen alanın değeri, 1994 yılında 12 bin yıl öncesine tarihlenince anlaşıldı. Mısır’daki Giza piramidinden yaklaşık 7 bin 500 yıl öncesinden söz ediliyordu. Bir başka deyişle milada 10 bin yıl varken yapılmıştı. Bugün hala hayatta olan hiçbir inanç o zamanlar yoktu. Göbeklitepe’de 30’ar metre çapında 20 yuvarlak yapı, tam ortada yer alan 3 ila 6 metrelik T şeklinde figürlere benzer daha küçük yapılar da bulunuyor. Göbeklitepe, insanlık henüz göçebe bir hayat sürdüğü bir dönemde inşa edildi. Göbeklitepe, insanlığın yerleşik yaşama geçmeden önce binaları değil, tapınakları inşa ettiğini gösteriyor. Göbeklitepe, 12 bin yıl önce yaşayan göçebe insanların, sabit dini ve mabediydi. Üzerinde yabani hayvan ve bitkilerin betimlendiği kabartmalar bulunan taş yapılar var. Bilim insanları buranın tapınma amaçlı dini törenlere ev sahipliği yaptığı konusunda ortak paydada buluşuyorlar. Boğalar, tilkiler, kuşlar, örümcekler, aslanlar ve domuzlar gibi pek çok figür, sahip olunan inancın bir göstergesi olabilirdi. Hala bölgedeki kazılar devam ettiği için, dönemin inancı hakkında net bilgilere erişilemiyor.

T figürler ne anlama geliyor?

Alman araştırmacıların yaptığı önceki çalışmalarda, biri 40 diğer 60 ton ağırlığındaki iki T şeklindeki taş figürün, aslında insan tasviri olduğu söyleniyordu. T şeklindeki taşların yan taraflarında bulunan el ve kol kabartmaları, bu düşüncenin en büyük kanıtı. Bu iki T figürünün aslında kadın ve erkeği temsil ettiğini söyleyen araştırmacılar da var. Şimdiye kadar 6 farklı tapınağın ulaşıldığı bölgede, 20’ye yakın tapınak olabileceği söyleniyor. Zira kazı alanın çevresi, gördüğünüz üzere hala dokunulmamış durumda. Araştırmacılar, bölgenin sadece insanlık tarihinin en eski tapınağı değil, en büyük tapınağı olduğunu vurguluyor. Kabartmalara ve figürlere bakıldığında, buraya böyle bir anıtı inşa eden toplumun teknik açıdan son derece gelişmiş durumda olması gerekiyor. Zira insanların tapınma törenlerinde oturabilecekleri seyir basamakları bile yapılmış.

Tapınağı kim inşa etti?

Henüz yerleşik yaşama geçilmemiş dönemde, hala avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdüren insanlar, bugün bile imrenerek baktığımız bir kültüre sahip olabilirler. Araştırmacılar, “Burası bir buluşma merkeziydi, günlük yaşama uygun değildi. Törensel amaçlı inşa edilmişti. Diğer küçük T figürlerinin hepsi, ortadaki iki büyük T figürüne yönlendirilmiş şekilde yerleştirilmişti” açıklamasında bulunmuştu. Göbeklitepe’de sadece bir değil, birden fazla topluluğun izlerine rastlamak mümkün. Yani insanlar sadece tapınma düzenleyecekleri zamanlarda buraya geliyor, kalabalık gruplar halinde törenler yapıyorlardı. Bu tapınağı inşa eden insanların sonradan yerleşik hayata başlayınca, eski geleneklerine sahip çıkmak, eski anıtlarına zarar vermemek ve onları korumaya devam etmek için gömdükleri düşünülüyor.

KAYNAK: Yeni Yaşam Gazetesi