Tarihi Hezar Mêrd Mağarası’na önem verilmiyor

Süleymaniye’de bulunan tarihi Hezar Mêrd Mağarası’na gereken önemin verilmediğini söyleyen Süleymaniye Tarihi Eserler Yönetimi Kemal Reşid, Chicago ve Liverpool üniversitelerine talepte bulunarak mağarada araştırma yapmalarını istediklerini belirtti.


Süleymaniye’nin 13 kilometre güneybatısında ve Berananewe Dağı’nın yanında kalan Hezar Mêrd Mağarası, Şanedar Mağarası’ndan sonra ikinci büyük mağara olarak biliniyor. Geniş bir kapısı olan mağaranın derinliği ise az. Hezar Mêrd’in hemen aşağı tarafında kalan ve yalnızca iki evin bulunduğu köyün ismi de Hezar Mêrd.

Rivayetlere göre mağara hezar (bin) adamın sığabileceği genişlikte olduğu için Hezar Mêrd ismi verilmiş.

Araştırmacı Garud (Ani Elizalib), uzun bir süre mağaralar üzerinde araştırma yaptı. 1928’de Amerika’daki farklı okullardan bir grup Bersi Sladen Derneği ile birlikte Hezar Mêrd Mağarası üzerinde araştırma yaptı. Araştırmalar 18 gün devam etti.

Araştırma sonuçlarına göre mağarada 3 farklı uygarlığa ait izler bulundu.

Araştırmalara göre İslamiyet’in ortaya çıktığı ilk dönemlere ait eserler de bulundu. Mağarada her birinde bir testinin bulunduğu 3 mezar ve 3 demir parçası bulundu. Demirlerden bir tanesi ok şeklindeydi. Mağarada Bizans ve Sasanilere ait demir paralar bulundu.

Bulunan paraların tarihi bundan 30-50 bin yıl öncesine dayanıyor. Bulunan taşlardan bazıları Filistin’deki Zewite ve Şekebe taşlarıyla aynıdır.

1926’da Spayzer Mağara’da araştırmalar yaptı ancak araştırma sonuçları kulak ardı edildiği için bulunamadı.

Tarihi bir mağara olmasına rağmen gereken önem verilmediği için hakkında hiçbir bilginin yazılmadığı Hezar Mêrd Mağarası’nı ziyaret eden turistler, yalnızca mağarayı ziyaret etmekle yetinmek zorunda kalıyor.

Ellerinde mağaraya ilişkin kesin bilgiler olmadığını söyleyen Süleymaniye Tarihi Eserler Yönetimi Kemal Reşid, “Şikago Üniversitesi ve Britanya’daki Liverpool Üniversitesi ile iletişime geçerek mağara üzerinde araştırma yapmalarını istedik. Önümüzdeki yıllarda her iki üniversitenin uzman gruplar göndermesini bekliyoruz” dedi.

Öte yandan mağaraya gidiş yolu toprak olduğu için gidişler zor oluyor. Mağarayı ziyaret eden yurttaşlar, duvar ve taşlara yazılar yazarak ve atıklarını bırakarak mağaraya zarar veriyor.

(hb/eo)