12 yıl geçti ama Til Ezêr ve Siba Şêx Xidir’ın yaraları hala sarılmadı

Siba Şêx Xidir ve Til Ezêr katliamlarının üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen hala yaralar sarılmadığı gibi, katliamı yapanlar da ortaya çıkarılmadı.


Şengal’in Siba Şêx Xidir ve Til Ezêr köylerine 14 Ağustos 2007 tarihinde bomba yüklü 4 araçla yapılan saldırılarda çok sayıda kişi yaşamını yitirdi.  Katliamlarda yaşamını yitirin sayısı hala resmi olarak açıklanmazken, saldırılarda bin kişinin yaşamını yitirdiği, en az 7 bin kişinin ise saldırılarda yaralandığı belirtildi. Saldırıların ardından birçok kişinin akıbetine ulaşılamazken, yine maddi zararlar meydana geldi.

Katliamın üzerinden 12 yıl geçti ancak Til Ezêr ve Siba Şêx Xidir’in yaraları hala sarılmadı. Til Ezêr ve Siba Şêx Xidir’da gerçekleştirilen katliamlardan sonra DAİŞ çeteleri 3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırdı. Şengal katliamında binlerce kişi katledildi, yüz binlerce kişi se göç etmek zorunda kaldı. Katliam ve soykırım saldırılarının üzerinden yıllar geçmesine rağmen ne sorumlular cezalandırıldı ne de halkın zararları karşılandı.

Güvenlik sorunu

2007 ve 2014’te Şengal’de Êzidîlere yönelik saldırılar yapıldığı dönemde bölgenin güvenliği KDP tarafından sağlanıyordu. Siba Şêx Xidir ve Til Ezêr’in yolların kontrolü de KDP güçlerinin denetimi altındaydı. Yine Baac beldesi ve Şengal tarafından gelen 3 kontrol noktasında da KDP güvenlik önlemi alıyordu.

Konuya ilişkin net bir araştırma yapılmasa da yapılan açıklamalarda asayiş noktalarında kimse bulunmadığı için patlayıcı dolu araçlar kontrol noktalarından çok rahat geçtiğini ifade edildi. O süreçte bazı Peşmerge komutanları olası bir saldırı için uyarıda bulunmuşlardı.

Irak hükümeti bir şey yapmadı

Siba Şêx Xidir ve Til Ezêr’de bu kadar büyük katliamlara rağmen Irak hükümeti konuya ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapmadı.

Katliam tanığı: O gün bütün dünyamız yıkıldı

Katliam tanıklarından olan Hesen Birahim olayı şöyle anlattı, “Katliamın yaşandığı gün Borik köyüne gitmek için yoldaydım. Patlama esnasında aracım takla attı. Ancak herhangi bir zarar görmedim. Köylülerin yardımı ile evime döndüm. Patlama saat 4-5 arasında oldu. Eve geldiğimde uçakların sesi de geliyordu. Başka bir patlama sessi de gelince uçakların bizi bombaladığını zannettim. Evlerimiz zarar gördü. Kardeşimin gözleri yaralandı. Biz ne olduğunu tam anlayamadık. Köylüler evlerdeki silahlarını alarak dışarı çıkmak istedi. Biz savaş çıktığını zannettik. Ancak köylülerin dışarı çıkmaması için sürekli ateş açılıyordu.”

Katliam günü büyük trajedilerin yaşandığını söyleyen Hesen Birahim, “Patlama olduktan sonra herkes akrabalarını arıyordu. Sanki dünya üzerimize yıkılmış gibi olmuştu. Patlamadan sonra köyümüzü tanıyamadım. Herkes korku içindeydi. Çocukların sessi hala kulağımda çınlıyor. Daha sonra yaralıları kurtarmak için patlamanın yaşandığı yere doğru gittik. Çoğu kişi ortadan kaybolmuştu. Çoğu kişi de kaçırılmıştı. Bu kişilerin kimler tarafından kaçırıldığını bilmiyoruz. Bildiğim kadarıyla bine yakın kişi bu patlamalarda yaşamını yitirdi. Bazı ailelerden 20 kişi yaşamını yitirdi. 2007’deki saldırı 3 Ağustos 2014’in hazırlığıydı. 2014’teki DAİŞ saldırısı çok daha kapsamlıydı. Sadece bizi katletmediler. Kültürümüzü, inancımızı yok etmek istediler. Binlerce kadın ve çocuğu kaçırdılar” dedi.

Êzidîlerin birlik olmaya çağıran Hesen Birahim, “Halkın birlik olup Şengal’i savunmasını istiyorum. Til Ezer, Siba Şêx Xidir köyünde yaşananlar unutulmaması gerekir. Ne olursa olsun toprağımızı ve inancımızı terk etmememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

(hb/eo)