Bir Kürt efsanesi: Mamê Rişê


CİWAN ALİ/ROJNEWS

Enternasyonalizmin sembol ismi Ernesto Che Guevara bir sözünde; “Tanrım sen beni dostlarımdan koru, düşmanlarımla ben baş ederim.” diyordu.

Bir yurtsever olduğu kadar, bir enternasyonalist de olan Kürt direnişçi Mamê Rişê, belki Che’nin bu sözünden, belki de Che’nin kendisinden habersizdi. Kendini halkına ve insanlığa adayan her insan gibi kaygısız ve hesapsızdı. Bundan dolayı da dostunu dost, düşmanını düşman bilirdi. Düşmanının üzerine amansızca yürür, dostunu her gün sırtında taşımaktan gocunmazdı.

Güney Kürdistan’da Saddam rejimi karşısında birçok kişinin ''Olmaz'' dediği 1970 ve 80’li yıllarda dostuna umut ve direniş, düşmanına korku kaynağı oldu. Ama Mamê Rişê, saf ve temiz yürekliliğinden, Che’nin sözünde dikkat çektiği hususu görmedi, göremedi. Belki de gördü ama bunun olabileceğine inanmak istemedi. Saddam rejimiyle girdiği yüzlerce çatışmadan büyük kahramanlıklarla galip çıkmayı başaran Mamê Rişê, 24 Ocak 1985'de kendine yönelik hain bir komploya yenik düştü. Mamê Rişê'yi halen Güney Kürdistan’da Kürt, Arap, Türkmen tüm kesimler, Saddam rejimine karşı direnişin sembolü olarak görüyor. Bir Kürt efsanesi olarak anılan Mamê Rişê'nin kahramanlığı ve mücadelesini bugünün nesillerine de aktarıyor.

Mamê Rişê kimdir?

Asıl ismi Necmeddin Şukur Reuf olan Mamê Rişê, siyah uzun sakalı nedeniyle Kürdistan’da ‘Mamê Rişê’ yani ‘sakallı amca’ olarak bilinirdi. Kürdistan özgür olmayana kadar sakalını kesmeyeceğine yemin etmişti ve ölene kadar da kesmedi.

Mamê Rişê fakir, yurtsever bir ailenin çocuğu olarak Germiyan’ın Talabani Köyü'nde, 1955 yılında dünyaya geldi. Mamê Rişê’nın çocukluk yılları bir taraftan Baas rejiminin Kürtler üzerinde estirdiği baskı, diğer taraftan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) öncülüğünde yürütülen Kürt ulusal mücadelesi koşullarında geçti. Kürt gençlerini ya devlet yanlısı ya da KDP yanlısı bir saf belirlemeye iten 1970’li yılların başında Mamê Rişê, yaşıtlarının aksine, tercihini Filistin Kurtuluş Mücadelesi’ne katılmakla yaptı. 1970 yılında Filistin’e gitti.

Saddam Hüseyin’in 1976’dan başlayarak adım adım iktidarı ele geçirmeye ve Irak’ın politikalarında değişiklikler yapmaya başladığı süreçlerde, Kürtlere yönelik uygulanan baskılar kat be kat arttı. Baas rejimindeki bu iktidar ve politika değişikliği Kürtlere köylerinin boşaltılıp talan edilmesi, halkın göçertilmesi şeklinde yansıdı. Filistin’de yaşadığı deneyimden sonra artık güçlü ve tecrübeli bir komutan ve lider olan Mamê Rişê, Baas rejiminin bu uygulamalarına karşı silahlanmak gerektiğini söyleyerek, 1978 yılında peşmerge silahını aldı ve o dönem en etkili silahlı savaşı yürüten Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) saflarına katıldı.

Efsane Hamik çatışması

Kürdistan’a döndükten sonra bıraktığı yerden savaşa devam eden Mamê Rişê Irak ordusu için artık mutlaka bulunup yok edilmesi gereken bir hedefti. Irak ordusuyla birçok çatışmaya girmiş olsa da 11 arkadaşıyla 2500 kişilik Irak ordusuna karşı girdiği Hamik çatışması halk arasında tam bir efsane haline geldi. Çatışmada dört arkaşını yitirmesine karşılık yüzlerce asker ve korucuyu öldüren Mamê Rişê ve arkadaşlarının direnişi dilden dile anlatılarak bugüne kadar ulaştı. Halk arasında bir kahramanlık destanı gibi yayılan hikaye şu şekilde anlatılıyor:

Irak ordu birlikleri Mamê Rişê ve 11 arkadaşını yakalamak için kapsamlı bir operasyon planı yapar. Operasyonu Saddam’ın en güvendiği birliği Cumhuriyet Muhafızları ve cahş aşiretler birlikte yapacaktır. 1983 yılında operasyon için düğmeye basılır. Mamê Rişê o zamanlar 28 yaşında, gencecik ama ismi tüm Kürdistan’da efsane olmuş bir kahramandır artık.

Bölgedeki Cahşlerden sürekli istihbarat alan Irak ordusu, Mamê Rişê’nın Kerkük’ün Hamik Köyü’nde olduğunu tespit ederek harekete geçer. Mamê Rişê ordu ile çarpışmayı göze alır, bunun için hazırlık bile yapar. Ancak içini acıtan bir durum vardır. Zira bölgede bazı aşiret liderleri de adamları ile birlikte onu yok etmeye gelmiştir. İşte bu Mamê Rişê’nın canını çok acıtır.

Çok kısa bir zaman sonra 2 bin 500 kişilik Irak ordusu ve cahşlerden oluşan birlik Kerkük’ün Hamik köyünün etrafını tamamen kuşatır. Operasyona tanklar, toplar, helikopterler, ağır makinalı silahlar da getirilmiştir. Mamê Rişê ve arkadaşlarının elinde ise sadece G-3 ve Kalaşnikof ile el bombaları vardır. Irak ordusunun başındaki general sık sık telefonla Bağdat’a bilgi verir. Mamê Rişê köyde kıstırılmış ve yakalanması an meselesidir. Irak ordusunun köy etrafında konuşlanması sırasında Mamê Rişê ve arkadaşları yapışık olan evlerin iç duvarlarını delerek evden eve geçiş koridorları oluşturur. Bu şekilde evlerden geçiş sağlayan peşmerge, ordu birlikleri ve cahşlerin saldırı yaptığı noktaya yoğunlaşarak çatışır.

Köyün etrafını kuşatan ordu birlikleri önce Kürt aşiretlerinden cahşleri Mamê Rişê’nın üstüne gönderir. Çatışmada cahşlerin tamamı öldürülür. Cephanesi azalan peşmergeler öldürdükleri cahşlerin tüfek ve şarjörlerini alarak savaşa devam eder. Çatışmaların yoğunlaştığı sırada Mamê Rişê’nın hayattaki en yakın 3 arkadaşından biri olan Eliyê Reş (Kara Ali) vurularak şehit düşer. Mamê Rişê Eliye Reş’in ölümünden sonra çıldıracak gibi olur. Çatıştığı evden çıkarak çevreyi kuşatan askerlere saldırır. Tek başına o anda 28’den fazla Irak askerini öldürür. Arkadaşları onu zorla evin içine çekerler. Mamê Rişê’nın yakalanamayacağını anlayan Irak generali bu kez Cumhuriyet Muhafızlarını peşmergenin üzerine gönderir. Ancak Mamê Rişê evleri birbirine bağlayan koridorlar sayesinde Cumhuriyet muhafızlarının arkasından dolaşıp, onları pusuya düşürüp tamamını imha eder. Savaş ortamındaki gerginlikten etkilenen cahş aşiretin liderinin oğlu bir anda ortaya atılarak yaralı bir peşmerge ile ilgilenen Mamê Rişê’yı vurmak ister. Mamê Rişê’nın atik bir hareketle aşiret liderinin oğlunu vurması ile bir anda ortalık karışır. Bu sırada bir anda tüm cahşler Mamê Rişê’nın üstüne gelir, fırsatı değerlendiren Irak ordusu da topyekün saldırıya geçer.

Peşmergenin amansız direnişi karşısında Irak ordusu çok sayıda ölü bırakarak geri çekilir. Mamê Rişê bu sırada cahş aşiretin liderini vurarak omzundaki burno tüfeğini alır. Tüfeği eline aldığı gibi bir duvarın arkasına saklanan Mamê Rişê, atik hareketlerle operasyona destek veren helikopteri vurup düşürür. Mamê Rişê’nın bu bruno tüfeğini ölene kadar yanında taşıdığı hep söylenir. Hamik direnişi Mamê Rişê’nın 11 peşmergesinden 4’ünün şehadeti ile son bulur.

11 kişiyle 2500 kişilik orduya günlerce direnen Mamê Rişê bu olayda yakın arkadaşı Eliye Reş ve 3 peşmergenin yaşamını yitirmesiyle büyük moral çöküntüsü yaşar. Günlerce kimseyle konuşmaz. Irak ordusunun çekilmesinden sonra 4 cenazeyi alarak köyden çıkar ve şehitlerini defneder.

Mamê Rişê’nin ünü Kürt liderlerini dahi kıskandırdı

Mamê Rişê, ünü ve halktan gördüğü ilgiyle Kürt liderlerini de geride bıraktı. Celal Talabani’nin liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği’nde bir peşmerge komutanı olmasına rağmen, halk nezdinde gördüğü sempati ve ilgi YNK lideri Talabani’yi dahi geçmişti. Güney Kürdistan’da öyle bir hale geldi ki, halk arasında onun ismini anmak bile umudun kaynağı oldu. Mamê Rişê halk tarafından kabul görüp sempati topladıkça, Saddam rejiminin hedefi haline geldi. Bir süre sonra Baas rejim güçlerince 'ortadan kaldırılması gerekenler' listesinin en başına yerleştirildi. Bulunduğu cephelere Irak ordusu kapsamlı operasyonlar düzenlemeye başladı. Bu saldırılarda Mamê Rişê dört kez yaralanmasına rağmen, Irak ordusu tasfiye girişimlerinin hiçbirinden sonuç alamadı. Hatta tam tersine çatışmalarda her seferinde Mamê Rişê başarı elde ettiği için, ününe ün katmaya devam etti.

Mamê Rişê, artık yaşayan bir efsaneydi. Saldırı ve komplo planlarını alt ettikçe, toplumda tüm kesimlerin; genç, yaşlı demeden herkesin daha çok ilgi odağı haline geldi, başarıları dilden dile dolaştı. Halk içinde, “Mamê Rişê tek başına Irak ordusuna ait gazinoya girmiş, o kadar askerin içinde komutanlarını vurup çıkmış. Kimse de tek bir mermi dahi patlatamamış” gibi bire bin katılan hikayeler anlatılmaya başlandı. Bu hikayeler, Kürt halkında rejimin baskılarına karşı umudu perçinledi. O artık herkesin dili ve yüreğindeki kahramandı, bir efsaneydi. Gençler onunla heyecanlanıyor ve onun gibi olmak için Kürt mücadelesinin yolunu tutuyordu.

Halkın sevgisine inanan Mamê Rişê, bir şeyi göz ardı ediyordu; Che’nin dile getirdiği, “Tanrım sen beni dostlarımdan koru, düşmanlarımla ben baş ederim” gerçeğini... Öyle de oldu. Mamê Rişê’ye karşı halkın sevgisi arttıkça, çekemeyenleri de çoğaldı. Ve onu askeri operasyonlarla alt edemeyen Saddam rejimi, başka yöntemleri devreye koydu.

Germiyan kaplanının dramatik ölümü

Mamê Rişê’nin en çok nefret ettiği kişi Saddam’ın en yakın cahşlerinden biri olan Şawez aşiretinden Tahsin’di. Yıllarca Kürtlere kan kusturan Tahsin, Mamê Rişê’nin de en önemli hedeflerinden biriydi. 1985 yılının soğuk bir Ocak gününde Mamê Rişê Çemçemal merkezinde Tahsin ile karşılaşır. Yaptıklarından dolayı Tahsin’e hakaret eden Mamê Rişê, silahsız olduğu için onu öldürmez. Bütün hakaretlere gülerek cevap veren Tahsin, Mamê Rişê’yı barışmak için evine yemeğe davet eder. Mamê Rişê’nın ‘Sen erkek değilsin, ben senin gibi birinin yemeğini yemem” demesi üzerine Tahsin, “Sen korkuyorsun bunun için gelmiyorsun.” diyerek tahrik eder.

Tahsin’in korktuğunu söylemesini gururuna yediremeyen Mamê Rişê, korkmadığını göstermek için yemek davetini kabul eder. 24 Ocak 1985 günü yakın arkadaşları Serdar ve Muhsin ile Tahsin’in evine giden Mamê Rişê girdiği sokakta pusuya düşürülür. Yüzlerce çatışmadan kurtulan Mamê Rişê ve iki arkadaşı kurulan pusuda sırtlarından vurularak şehit edilirler.

Kürtlerin ulusal kurtuluş mücadelesine büyük bir kayıp verdiren bu komplonun nasıl tezgahlandığı ve kimin eliyle planladığı halen tam olarak aydınlanmış değildir.