'Şengal kadına yönelik şiddetin en bariz örneği'


SARA XWINDA/ŞENGAL

25 Kasım 1999 tarihinde kadına şiddet günü olarak ilan edildi. Halen de günümüzde kadına her yönlü şiddet uygulanıyor. En bariz örneğini bugünŞengal ve Rojava’da DAİŞ çetelerinin katliamlarında da görebiliriz. Şengal’de binlerce kadın kaçırıldı, tecavüz edildi ve cariye olarak köle pazarlarında satıldı. Bunun hemen yanında da bu kadınlara yapılan işkencelere ve katliamlara dur demek için Şengal’de mücadele eden ve bu zulme dur demek için savaşan HPG, YJA-Star ve en önemlisi de Êzîdîlerden oluşan YBŞ ve YPJ-Şengal güçlerinin savaş ve mücadelesi devam ediyor. Bu güçlerde yer alan savaşçılarla 25 Kasım üzerine konuştuk.

‘Kadın şiddetine karşı olan bir örgüte sahibiz’

YPJ Şengal savaşçısı Berivan, “Erkek egemenliğinin en somut ve şiddetli örneği Şengal'de yaşananlardır.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir Êzidî ve en önemlisi de bir kadın olarak burada ve şu anda da Şengal’deki hamlede yerimi alıyorum. Bir Êzidî kadını olarak bu hamlede yer almak bizim için çok büyük bir moral güç ve kaynağı. Erkek zihniyeti şimdi Şengal’de yürütülüyor. Sadece Şengal olarak da ele almamak lazım. Kürdistan'ın 4 parçasında bu şiddet uygulanıyor. Açıkçası her yerde bu şiddet uygulanıyor. Bugün binlerce kadın katlediliyor, pazarlarda satılıyor, taciz ve tecavüzlerle yüz yüze kalıyor.”

Berivan, 5000 yıllık egemen erkek zihniyetinin kadınlar üzerine uygulandığını vurgulayarak bugün binlerce Êzidî kadının DAİŞ çetelerinin elinde olduğuna dile getirdi. Berivan devamla şunları söyledi: “5000 Ezidi kadını DAİŞ çetelerinin elinde. Biz de bugün burada buna karşı mücadele yürütüyoruz. Örgütümüz kadına yönelik yapılan her tür şiddete karşı bir güç ve köleleştiren ve en önemlisi de mülkleştiren zihniyete karşı bir örgütümüz var.”

‘Kadının köleliği toplum köleliğidir’

Kadına yönelik şiddet ve işkencenin beş bin yıldan bugüne halen devam ettiğini belirten HPG gerillası Cudi Serhat ise şunları söyledi: “Bugün çok önemli bir gün. Önder Apo da yıllardır kadına dayatılan işkenceye karşı kadın hareketini geliştirmek için çok büyük mücadele yürütüyor. Bugün Ortadoğu'da yürütülen ve piyon olarak kullanılan DAİŞ'in öne çıktığı savaşta kadına yapılan şiddet en üst safhaya varmıştır. Bu saldırılarda temelde DAİŞ çeteleri şahsında kadın tekrar daha da geri bir temelde köleleştirilmek istenmektedir. Kadının köleleşmesi demek de toplumun köleleşmesidir. Biz çok büyük bir mücadele yürütüyoruz. Hem YBŞ-YPJ-Şengal, hem de HPG-YJA-Star güçleri olarak Önder Apo’nun yaratmış olduğu değerlerle toplumu yeniden özgürleştirme mücadelesi yürütüyoruz ve en önemlisi de toplumun özgürleşmesi kadının iradesi ve kimliğiyle olacak.”

Bu mücadelenin hem kadın ve hem de erkek tarafından güçlü bir biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade edn Cudi Serhat, “Bizim mücadelemiz birdir. Bu da birliktelik ister. Bu birliktelikte Önderliğimizin özgürlük ilkeleriyle, kadın özgürlük ilkeleriyle olur. Bu da özgürlük çizgisidir. Bunun bir örneği olarak bugün Şengal’de çok büyük bir mücadele yürütülüyor. DAİŞ çeteleri Êzidî kadınlarını kaçırarak aslında Êzidîleri yok etmek istedi. Ama PKK hareketi buna izin vermedi. Dün bu halkı bırakıp kaçanlar bugün yeniden buralara gelip bir şeyler yaratmak istiyorlar. Biz Êzidî halkının kendi kendisini koruyabileceği bir sistemi Önderlik değerleriyle kurmak istiyoruz ve bunun mücadelesini de yürüteceğiz.” diye konuştu.

‘Kadın hangi rol ve misyonda olduğunu bilmeli’

YJA-Star gerillası Canwelat Kados da kadının beş bin yıldır şiddete maruz kaldığını ve Şengal'in de bu şiddetin en bariz örneği olduğunu ifade ederek “5000 yıldır kadın köleleştiriliyor. Ben bir YJA-Star gerillası olarak bu egemen sistemin kadınlar üzerinde uygulamış olduğu işkencelere biraz da olsa dur demek için silahımı aldım ve özgürlük dağlarında bu sisteme dur demek ve karşısında savaşmak için geldim. Artık kadınlar da savaşabilir. Kadınlar da artık her yerde yerini alıyor. Şengal halkının başına gelen katliamda en büyük katliamı kadınlar yaşadı. Kaçırılan Êzidî kadınları bugün de işkence altındadır, köle gibi satılmaktadır. YJA-Star gerillaları olarak bizler de DAİŞ çetelerinin esir aldığı kadınları özgürleştirip onların intikamını alacağız. Burada bulunan kadınların da mevcut sistemi tanıması ve karşısında kendilerini savunabilmeleri için destek oluyoruz. Tüm kadınların kadının kimliğini, rolünü ve misyonunu tanıması ve bilmesi gerek.” dedi.