MUB Simele katliamını andı

Bethnahrin Ulusal Başkanlık Kurulu, 7 Ağustos 1933’te gerçekleşen Simele katliamında hayatını kaybeden binlerce Asuri-Süryani'yi andı.


Irak rejimi 7 Ağustos 1933’te Güney Kürdistan’ın Duhok iline bağlı Simele’de yaşayan Asuri-Süryanilere karşı bir katliam gerçekleştirdi.

Simele’nin yanı sıra Nohadra ve Musul’da 63 köye yapılan saldırılarda binlerce Asuri-Süryani katledildi. Katliamda en az 3 bin Asuri-Keldani köylünün hayatını kaybettiği belirtiliyor. Asuri halkı o dönem, tarihinin en karanlık dönemlerinden birinden geçiyordu. Birinci Dünya Savaşı Sonrası Asuri soykırımı sırasında Osmanlılar tarafından Asuri nüfusunun yarısından fazlası katledilmişti. Polonyalı avukat Rafael Lemkin tarafından ilk olarak kullanılan soykırım terimi Ermeni soykırımı ve Simela katliamından esinlenmişti.

Simela katliamından tam 81 yıl sonra bu kez DAİŞ çeteleri 6 Ağustos 2014’de Ninova Ovası’ndaki Süryanilere saldırmıştı.

Katliamın yıldönümü dolayısıyla açıklama yapan Bethnahrin Ulusal Başkanlık Kurulu, DAİŞ çetelerinin saldırıları sonucu 200 bin Süryaninin topraklarını terk etmek zorunda kaldığını ve 7 Ağustos 2014’te çetelerin Ninova’yı tamamen işgal ettiğini belirterek şunları kaydetti:

“Yerleşim birimleri, kiliseler, manastırla, tarihi eserler, okullar, hastahaneler yakılıp, yıkılmış ve insanların evleri ve işyerleri talan edilmiştir. Bir zamanlar imparatorluklar, devletler halkımıza karşı soykırım ve katliamlar gerçekleştirmişlerdi, 21. yüzyılda da dünya kamuoyunun gözleri önünde, uluslararası güçlerin haberdar oldukları halde IŞİD vahşet örgütü Süryanilere, Êzidîlere ve diğer etnik, dinsel kimliklere karşı bir soykırım geçekleştirmiştir. Devletlerin direkt yapamadıkları bu barbarlığı, cihadist örgütlerin aracılığıyla gerçekleştirmeleri aynı zihniyetin geçmişten günümüze kadar planlı bir şekilde uygulandığını göstermektedir. Ninova Ovası’nda halkımıza karşı günümüzde yapılan saldırılar Simele’nin bir devamı olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Çünkü halkımızın büyük bir kesimi daha evlerine dönmemiş, dönenlerde yeni saldırılar tehlikesi altında kaygıyla ve güvencesiz bir şekilde yaşamaktadırlar. Yeni çeteleşmeler ve fanatik dinci, mezhepçi guruplar, halkımıza karşı demografik bir değişim planını hayata geçirmektedirler.”

Bethnahrin Ulusal Başkanlık Kurulu, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve Kürdistan Bölgesel Yönetimini Süryani ve Êzidilere karşı DAİŞ çetelerinin gerçekleştirdiği soykırımının tahribatlarını telafi etmeye ve bu halklara özerlik statüsü tanınması için girişimde bulunmaya çağırdı.

Süryani halkına da Ninova Ovası’ndaki topraklarına sahip çıkarak “düşmanların oyunlarını boşa çıkarma” çağrısı yapıldı.

(yş)