Şivan Muhammed: Bu süreçte nüfus sayımı Kürtler için büyük bir tehlikedir

KERKÜK-ROJNEWS

Bu süreçte nüfus sayımının Kürtler için en büyük tehdit olduğunu belirten Kurdistan Zehmetkêşan (Emekçiler) Partisi Politbüro Üyesi Şivan Muhammed, Kürt güçlerinin Kurdistan’ı Araplaştırma planlarına karşı dikkatli olması ve parti çıkarları doğrultusunda hareket etmek yerine ulusal bir stratejiyi esas alması gerektiğini söyledi.

Bu yıl 30 Mayıs’ta Irak’ın bazı kentlerinde deneysel nüfus sayımı yapıldı. 20 Kasım’da da Irak ve Kurdistan Bölgesi genelinde genel nüfus sayımı yapılacak. Bu sayım, Irak tarihindeki 9’uncu nüfus sayımı olacak.

Irak’ta 1927’den 1997’ye kadar 8 kez genel nüfus sayımı yapıldı. En son 1998 yılında yapılan nüfus sayımına Kurdistan Bölgesi dahil edilmemişti. Irak’ın özellikle Kürtlerin yaşadığı kentleri Araplaştırma, dışlama ve göç ettirme politikası nedeniyle oldukça istikrarsız ve tehlikeli bir hal aldı. Dolayısıyla bu süreçte yapılacak bir nüfus sayımı, Kürtler için olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Kurdistan Zehmetkêşan Partisi Politbüro Üyesi Şivan Muhammed, Rojnews’e genel olarak Irak’ta, özel olarak da Kerkük’te yapılacak nüfus sayımı sonrası yaşanabilecek tehlikeleri değerlendirdi.

‘Irak hükümetinin daima Kerkük’ün demografisini değiştirmeye yönelik stratejik bir planı vardı’

Kerkük’ün demografyasını değiştirmeye dönük bir siyasetin yürütüldüğünü belirten Şivan Muhammed, şunları söyledi: “Aslında Kerkük kenti tarihte birçok kez demografik değişim yaşadı. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki bu demografik değişim özellikle 20’nci yüzyılın başlarında Hewîce ve çevresinde başlatıldı. Araplaştırma siyaseti çerçevesinde başlatılan bu siyaset, ilk olarak Arap kabileler tarafından başlatıldı. Bir zamanlar Kerkük’ün coğrafi sınırları Kelar, Düzxurmatu, Kifrî, Çemçemal ve hatta Göbtepe’yi kapsıyordu.”

‘Demografik değişim son 40 yılda daha yaygın ve yoğun hale geldi’

Sivan Muhammed, Kerkük’teki demografik değişime ilişkin şunları söyledi: “Irak’taki ardı ardına gelen tüm hükümetler, Kerkük’ün demografik yapısını değiştirmeye yönelik stratejik bir plana sahipti. Son 40 yılda bu demografik değişim süreci daha kapsamlı ve yoğun hale geldi. Özellikle Baasçılar iktidara geldikten sonra, Kerkük’ün idari alanını daraltmak, çok sayıda Arap’ı bu bölgeye yerleştirmek, Kürtleri sürmek, kent, kasaba ve köyleri yok etmek için kapsamlı bir siyaset yürüttü. Araplaştırma sürecinin uzun bir tarihi vardır. Arap bölgelerinde tarım ve çiftçilik gerektiği gibi yapılamadığı için hepsi Kürt bölgelerine yerleştirildi. Bu şekilde Araplaştırma süreci, geçmişe göre çok daha kapsamlı hale getirildi.”

‘Rekan Ciburi Kerkük’ün Araplaştırılması siyasetine destek sundu’

Kurdistan Zehmetkêşan Partisi Politbüro Üyesi Şivan Muhammed, Kerkük’teki Araplaşma tehdidine değinerek konuşmasına şöyle devam etti: “80’li yılların başında Baas rejimi, Araplaştırma siyaseti kapsamında Kürt köylerinin çoğunu boşalttı ve boşaltılan Kürt köylerindeki tarım arazilerini çevredeki Araplara dağıttı. Bu, aynı zamanda onlar için Irak’ın özgürleştirilmesinden sonra bölgedeki bedevi Arapları susturmak için geçerli bir belgeydi. Irak hükümetinin durumu iyileştikten ve DAİŞ tehlikesi ortadan kalktıktan sonra, ki bu arada Kürtlerin de bölgedeki siyasi varlığı kalmadı, bazı kesimler Baas rejiminin Araplaştırma siyasetini devam ettirmeye çalıştı. Irak Parlamentosu Baas rejimi döneminde alınan kararları iki kez bozsa da, vekaleten görev yapan Kerkük valisi yasadışı bir şekilde Arapları Kerkük’e çekiyor ki bu da yakın gelecekte Kürtler için büyük bir sorun haline gelecek.”

‘Amaçları Kerkük’ü bir Irak kenti haline getirip Kurdistan’dan koparmak’

Konuşmasının devamında, Kerkük’ün Araplaştırılmasına yönelik çabalara vurgu yapan Şivan Muhammed, şöyle devam etti: “Amaçları, Arap kentlerinden çok sayıda Arabı buraya yerleştirerek Kerkük’ü Irak’ın bir kenti haline getirmek ve Kurdistan’dan koparmaktır. Şii ve Sünni Araplar arasındaki çatışmalar da bu durumu tetikliyor. Şiiler, Sünnilerin güneye ya da Bağdat’a gitmesine izin vermiyor. Irak hükümeti, DAİŞ işgali sırasında bile Sünni göçmenlerin Bağdat’a gitmesine izin vermeyerek onları Kurdistan’a gönderdi. Bu eylemin arkasında iki plan vardı; birincisi, Şiiler Sünnileri ilçelerinden uzaklaştırmak istiyordu; ikincisi ise Kürt mahallelerini işgal ederek Kürtler için sorun çıkarmaktı. Amaç, Kerkük’ü Kurdistan’dan koparmak için zemin yaratmaktı.”

‘Ilımlı yöntemlerle Kurdistan topraklarının %50’sini Kürtlerden almak istiyorlar’

Şivan Muhammed, Irak Anayasası’nın 140’ıncı maddesinin etkisine dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Irak Anayasasında 140’ıncı madde diye bir madde var. Bu maddede bu bölgenin ‘Tartışmalı Bölge’ olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla anayasaya göre bu nüfus sayımı anayasaya aykırıdır. Çünkü 140’ıncı maddede üç nokta var; coğrafya ve demografinin normalleşmesi, ardından nüfus sayımı ve ardından referandumun yapılması. 2005’ten bu yana Irak’ta hukuk ve anayasa oluşturulduğunu biliyoruz. Ancak Irak hükümeti 140’ıncı maddeyi tanımlamaktan ve tartışmalı bölgelerdeki demografiyi normalleştirmekten hep kaçındı.”

Şivan Muhammed, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “2003’ten bu yana 6 kez nüfus sayımı kararı alındı. Ancak ‘tartışmalı bölgeler’ nedeniyle yapılmadı. Kürtler anayasaya güveniyor çünkü anayasada nüfus sayımından önce tartışmalı bölgelerin coğrafyasının ve demografisinin normalleştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Şimdi ilk aşama hayata geçirilemezken ikinci aşama nasıl uygulanabilecek? Perde arkasında bu planı yapanlar, Xaneqîn, Seîdiye, Celewla, Duzxurmatu, Kerkük, Mexmur, Guwêr ve hatta Şengal bölgelerine çok sayıda Arap yerleştirerek bu şekilde Kurdistan coğrafyasının %50’sini Kürtlerden almak istiyor.”

‘Kürtler bir gün 140’ıncı maddeye karşı çıkacak’

Irak Anayasası’nın 140’ıncı maddesinin uygulanmasına ilişkin sonuçlara dair de değerlendirmelerde bulunan Sivan Muhammed, şunları söyledi: “Sayım yapıldıktan ve onaylandıktan sonra kaydı yapılan her kişi o yerin nüfusuna kaydolacak. Yani artık bu kişiler orada oy kullanabilecek. Bu yapıldıktan sonra da ‘referandum yapıp 140’ıncı maddeyi uygulayacağız’ diyecekler. Bir gün Kürtlerin 140’ıncı maddeye karşı çıkacağını düşünüyorum çünkü 140’ıncı maddenin uygulanması Kürtlerin aleyhine ve Arapların çıkarınadır. 2007’de, 2010’da, 2015’te nüfus sayımı yapsalardı Kürtlerin sorunu kalmazdı. Çünkü o zaman Araplaştırma siyaseti yoğun değildi. O dönemde Kürtler Celewla, Seîdiye ve Şengal’deydi. Ancak artık bu bölgelerde çok az Kürt var. Yani böyle bir zamanda nüfus sayımının yapılması büyük sorunlara yol açacaktır.”

“Kürtler nüfus sayımına razı olursa büyük bir kayıp yaşarlar”

Şivan Muhammed, Kürt güçleri arasındaki iç çatışmaların durdurulması gerektiğini, çünkü bu çatışmaların Kürtlere zarar verdiğini belirterek şöyle devam etti: “Kürtler, Kürdistan’ı Araplaştırma planlarından korumalıdır. Kürtler parti projelerini değil, ulusal ve stratejik projeleri takip etmelidir. Kürt liderleri artık uyanmalı çünkü önümüzde çok tehlikeli bir plan ve gelecek var. Bugüne kadar ne yaptıysak toprak uğruna yaptık, şimdi onu elimizden alıyorlar. Eğer nüfus sayımına razı olursak büyük bir kayıp yaşayacağız. Eğer bu olursa, ancak söylemde Kerkük Kurdistan toprağıdır diyebileceğiz. Çünkü o zaman söylemler değil, rakamlar konuşacak. Gün gelecek, kendi çıkarları temelinde referandumun yapılması gerektiğini söyleyecekler. O halde Kürtlerin birleşerek Araplaşmayı önleyecek stratejik bir plan oluşturması gerekiyor.”

Kurdistan Zehmetkêşan Partisi Politbüro Üyesi Şivan Muhammed son olarak şunları söyledi: “Kürtler en güçlü olduğu dönemde bile birlikte yaşamdan bahsediyordu. Ancak Araplar hiçbir zaman birlikte yaşamdan bahsetmediler. Onlar hep ‘Kerkük Irak’ın bir kentidir ve Araplarındır. Kürtler artık Kerkük’ten vazgeçsinler’ dedi. Umut ediyorum ki Kürt partileri, tanınmış şahsiyetleri, aydınlar ve gazeteciler mevcut tehlikenin farkına varıp bir şeyler yapar.”

fm

 

Bunları da beğenebilirsin