Rojhilatlılar Başur’da zor şartlarda yaşıyor

İran baskısından, siyasi, ekonomik, yaşanan sorunlardan dolayı Rojhilat’tan Başur’a gelenler zor koşullarda yaşam mücadelesi verirken, güvenlik güçleri de Rojhilatlı ailelere oturum, çalışmak gibi konularında zorluklar çıkarıyor.


 

Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin 2018 yılı verilerine göre, Kürdistan Bölgesi’nde 13 bin Rojhilatlı mülteci konumda bulunuyor.  Çoğu İran baskısı ya da siyasi nedenlerden dolayı göç eden Rojhilatlılar ya Başur’daki kamplarda ya da oturum alıp, şehirde kalıyor. Çoğu mülteci statüsünde görülmediği için haklarından mahrum bırakılan mülteciler, işsizlik nedeniyle geçimlerini sağlamakta zorlanıyor.

Yaklaşık 18 yıldır Başur’da yaşayan Rojhilatlı Mülteciler Bağımsız Örgütü Üyesi Rehman Sultani,  “Mültecilere geldikleri yerde barınma yeri verilmeli, geçimini sağlaması için iş verilmeli ve resmi olarak tanınmalıdır. Ancak hiçbir yerde mültecilere uygun yaşam koşulları sunulmuyor. Bu nedenle mülteciler rahatça yaşamıyorlar. Bazı kadınlar çocuklarıyla birlikte zor şartlarda yaşıyorlar” dedi.

‘Mültecilerin durumu iyi değil’

Başur yönetiminin mültecilere olan yaklaşımını eleştiren Rehman Sultani, “İktidar burada kalmamızı istemiyor. Ya gidip teslim olacağız ya gurbete gideceğiz ya da bir yerde yaşayıp koşullar ne olursa olsun sesimizi çıkarmayacağız. Siyasi çalışma yapmamız bile engelleniyor. Hayatımız tehlikede. İran rejimi tarafından sürekli tehdit ediliyoruz.  Konuya ilişkin asayişi bilgilendirdik. Ancak hiçbir önlem almadılar. Mülteciler olarak talebimiz binlerce mülteciyi temsil eden biri olsun ve uygun yasalar olsun. Mülteci haklarının bizim için de geçerli olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

12 yıldır Başur’da yaşayan Rojhilatlı Azad Xelifezade, “Yetkililer isimlerimizi kayıt altına alıyorlar. Ancak mülteci değil sığınmacı muamelesi yapıyorlar. Birçok haktan mahrum bırakılıyoruz. Başur’da sözde mülteci haklarını korumakla görevli temsilciler devletlere çalışıyorlar. Siyasi nedenlerden dolayı gelenler burada kaçak oluyorlar” şeklinde konuştu.

Başur’da mülteci sorununun bir kaosa dönüştüğünü vurgulayan Azad Xelifezade, “Bütün ülkelerde mülteci konusu mahkeme veya polis yönetimine bağlıdır. Ancak burada mültecilerin dosyaları ilk olarak asayişe gidiyor. Güvenlik dosyası gibi bakılıyor. Bize ciddi sorunlar çıkarıyorlar” dedi.

Süleymaniye Asayişi’nden olan ve ismini vermek istemeyen bir kişi mültecilerin eleştirilerini ret ederek, “Kürdistan Bölgesi’ne mülteci olarak gelenlerin asayişe başvurması ve kod verilmesi gerekiyor” dedi.

Birleşmiş Milletler’e bağlı örgütler de konu hakkında bilgi almak için yaptığımız tüm girişimlerimize rağmen bilgi vermedi.

Kürdistan Bölgesi’ndeki yurttaşlarla aralarında ayrım gözetildiği için işsiz kalan birçok Rojhilatlı mülteci, iş bulabilmek için her gün Süleymaniye’deki Mizgefta Gewre önünde saatlerce bekliyor. İşleri devamlı olmadığı için zor durumda kaldıklarını söyleyen mülteciler, “Bir iş sahibi bizi çağırana kadar bekliyoruz. Bazen iş oluyor bazen de eli boş eve dönüyoruz” diye belirtti.

Çoğu kişi günlük yevmiyelerinin 10 bin dinar ile 25 bin dinarla çalışmak zorunda kalıyor.

(hb/eo)